<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0">

<channel>
	<title>Sert Çocukların Yeri</title>
	
	<link>http://www.limonsuz.com</link>
	<description>Eğer çayı limonsuz içebileceksen sen de katıl bize</description>
	<pubDate>Fri, 19 Jun 2009 12:30:06 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" href="http://feeds.feedburner.com/limonsuz" type="application/rss+xml" /><item>
		<title>Obama’nın yerinde Bediüzzaman olsaydı? - Mehmet KIVANÇ</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/limonsuz/~3/0LMh6vUk0ck/obama%e2%80%99nin-yerinde-bediuzzaman-olsaydi-mehmet-kivanc-563.html</link>
		<comments>http://www.limonsuz.com/obama%e2%80%99nin-yerinde-bediuzzaman-olsaydi-mehmet-kivanc-563.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2009 12:30:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hatıralar]]></category>

		<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>

		<category><![CDATA[Hizmet]]></category>

		<category><![CDATA[Sual-Cevap]]></category>

		<category><![CDATA[İnsana Dair]]></category>

		<category><![CDATA[Bediüzzaman Said Nursi]]></category>

		<category><![CDATA[küçük kuşçuklar]]></category>

		<category><![CDATA[Obama]]></category>

		<category><![CDATA[Sanat-ı İlahi]]></category>

		<category><![CDATA[Sinek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.limonsuz.com/?p=563</guid>
		<description><![CDATA[
Tüm dünya televizyonları birkaç gündür ABD başkanı Barack Obama’nın bir sineği nasıl avladığını yayınlıyor.
Obama, televizyondaki bir söyleşi sırasında kendisini rahatsız eden bir sineği, tek bir  hamlede öldürüyor.  Birçok televizyon kanalında yayınlanan görüntülerde ABD başkanı Obama, röportajı birden keserek, elini büyük bir dikkatle yavaşça kaldırıp, ardından şimşek hızıyla sineğin üzerine indiriyor.
Olayı izleyen muhabir Obama’nın sineği öldürüşüne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>
<h3><span><span style="font-family: mceinline;">Tüm dünya televizyonları birkaç gündür ABD başkanı Barack Obama’nın bir sineği nasıl avladığını yayınlıyor.</span></span></h3>
<p><span><span style="font-family: mceinline;">Obama, televizyondaki bir söyleşi sırasında kendisini rahatsız eden bir sineği, tek bir  hamlede öldürüyor.  Birçok televizyon kanalında yayınlanan görüntülerde ABD başkanı Obama, röportajı birden keserek, elini büyük bir dikkatle yavaşça kaldırıp, ardından şimşek hızıyla sineğin üzerine indiriyor.</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: mceinline;">Olayı izleyen muhabir Obama’nın sineği öldürüşüne “Güzelll” diyerek katkıda bulunurken Obama, “Yakaladım onu.. enayiyi çiviledim.” Diyerek karşılık veriyor&#8230;</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: mceinline;">Sonra kameralar Obama’nın “bunu da çekmek istiyor musunuz” cümlesiyle ölü sineğe zoom yapıyor. Sinek ise halının üzerinde biraz önce yediği tokadın etkisiyle cansız yatıyor..</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: mceinline;">Kimi bu eşsiz(!) başarısından dolayı Obama’yı kutlarken, ezeli düşmanları bile tebriklerini ilettiğini yazıyor. Öte yandan Obama’yı karate Kid’in hocası bay Miyagi ile benzeştiren bile oldu.</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: mceinline;">Benim ise aklıma Bediüzzaman Said Nursi’nin sinek risalesi geldi. Ne alaka demeyin.. İki ayrı insanın bir olaya nasıl yaklaştıklarını görmek açısından bu önemli. Biri günümüz dünyasının en kudretli ülkesi Amerika’nın başkanı, diğeri, bir döneme damgasını vuran en değerli ve ilim sahibi büyük Üstad’ı&#8230;</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: mceinline;">Biri ılımlı yaklaşımı, verdiği sıcak mesajlarla İslam alemiyle bozulan ilişkilerini düzeltmeye çalışan bir ülkenin Başkanı. Diğeri, yaşadığı hayattan zerre taviz vermediği için ömrü hapishanelerde geçen, öğrencilerine sürgünlerde ders vermekten geri durmayan bir büyük öğretmen&#8230;</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: mceinline;">Peki Üstad, sinek risalesinde neler yazmış. İşte size o satırlardan birkaç alıntı..</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: mceinline;"> “ Güz mevsiminde, sineklerin kaybolma zamanına yakın bir vakitte, kendini beğenmiş insanlar, cüz&#8217;î tâcizleri için sinekleri öldürmek üzere hapishanedeki odamızda bir ilâç kullandılar. Benim vicdanımı fazlaca rahatsız etti.</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: mceinline;">Odamda çamaşır ipi vardı. Sonradan, o insanların inadına, sinekler daha fazla çoğaldılar. Akşam vaktinde, o küçücük kuşlar (sinekler MK), o ip üstünde gayet muntazam diziliyorlardı. Çamaşırları sermek için Rüştü&#8217;ye dedim: &#8220;Bu küçücük kuşlara ilişme; başka yere ser.&#8221;</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: mceinline;">O da, tam bir ciddiyetle, dedi ki: &#8220;Bu ip bize lâzımdır; sinekler başka yerde kendilerine yer bulsun.&#8221;<br />
Her ne ise&#8230; Bu lâtife münâsebetiyle, seher vaktinde, sinek ve karınca gibi kesretli küçük hayvanlardan bahis açıldı. Ona dedim ki: Böyle sayıları çoğalan (çok fazla bulunan) türlerin ehemmiyetli vazifeleri ve kıymetleri vardır. Evet, bir kitap, kıymeti oranında sayısı arttırılır.. Demek, sinek cinsi de ehemmiyetli vazifesi ve büyük kıymeti var ki, Fâtır-ı Hakîm, o küçücük kaderî mektupları ve kudret kelimelerinin sayılarını çok arttırmış.”</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: mceinline;">İşte iki ayrı dünya, iki ayrı bakış. Biri sineğe, tıpkı ülkesinin küçük ve güçsüz devletlere yaptığı gibi yaklaşıyor, verilen rahatsızlığa en sert şekilde cevap veriyor&#8230; Diğeri ise sinekleri rahatsız etmemek için çamaşırlarını bile başka yere serilmesini isteyecek kadar merhamet gösteriyor&#8230;</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: mceinline;">Obama, sineği avladıktan(!) sonra “enayiyi çiviledim” diyerek Amerikan film sahnelerinin o meşhur klişe cümlesini kullanırken, Bediüzzaman, Yüce Rabbinin (cc) ikazını hatırlıyor ve “Bu küçücük kuşlara ilişme” diyerek olanca zarafetini gösteriyor.</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: mceinline;">Büyük Üstad’ın hatırlattığı o ikaz Hac suresi 73 ayetinde şöyle yer alıyor.</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: mceinline;">&#8221; Ey insanlar bir misal verildi, şimdi ona iyi kulak verin! Haberiniz olsun ki sizin Allah&#8217;tan başka taptıklarınız, hepsi bir araya gelseler bile, bir sinek yaratamazlar, onun mislini, taklidini yapamazlar. şayet sinek onlardan birşey kaparsa onu ondan kurtaramazlar; isteyen de güçsüz, istenen de!”</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: mceinline;">İki ayrı terbiye, iki ayrı bakış ve iki ayrı yaklaşım.</span></span></p>
<p><span><span style="font-family: mceinline;">İşte bana Obama’nın tokadıyla avladığı(!) o sineğinin hatırlattıkları&#8230;</span></span></p>
<p><span><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: mceinline;">Mehmet KIVANÇ - Haber 7<br />
</span></span></strong><a href="mailto:mehmet.kivanc@kanal7.com"><span style="font-family: mceinline;">mehmet.kivanc@kanal7.com</span></a><span style="font-family: mceinline;"> </span></span></h2>

<p><a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/qk74tO0wlS7GIbTSHccOHp58ZXw/0/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/qk74tO0wlS7GIbTSHccOHp58ZXw/0/di" border="0" ismap="true"></img></a><br/>
<a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/qk74tO0wlS7GIbTSHccOHp58ZXw/1/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/qk74tO0wlS7GIbTSHccOHp58ZXw/1/di" border="0" ismap="true"></img></a></p><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/limonsuz/~4/0LMh6vUk0ck" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.limonsuz.com/obama%e2%80%99nin-yerinde-bediuzzaman-olsaydi-mehmet-kivanc-563.html/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.limonsuz.com/obama%e2%80%99nin-yerinde-bediuzzaman-olsaydi-mehmet-kivanc-563.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Gidip hasmınızın evinde oturacak yürek var mı? - Mehmet Ali BULUT</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/limonsuz/~3/p9g7tfZ7B3Q/gidip-hasminizin-evinde-oturacak-yurek-var-mi-mehmet-ali-bulut-559.html</link>
		<comments>http://www.limonsuz.com/gidip-hasminizin-evinde-oturacak-yurek-var-mi-mehmet-ali-bulut-559.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2009 12:25:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ah Eski Günler]]></category>

		<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>

		<category><![CDATA[Türkiye'yi Okumak]]></category>

		<category><![CDATA[darbe]]></category>

		<category><![CDATA[ergenekon]]></category>

		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>

		<category><![CDATA[Mehmet Ali Bulut]]></category>

		<category><![CDATA[muhtıra]]></category>

		<category><![CDATA[postal]]></category>

		<category><![CDATA[taraf gazetesi]]></category>

		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<category><![CDATA[yazarın hakkı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.limonsuz.com/?p=559</guid>
		<description><![CDATA[Bir film izlemiştim çok eski zamanlarda. Adını hatırlamıyorum. Konusu, sıradan bir adamın, nasıl kiralık katil haline getirilebileceği idi…
Kendi halinde yaşayan genç bir gün eve gelir ve bakar ki kapının altından bir zarf atmışlar. Zarfın içindeki kâğıtta ‘Filan öldüğünde 5 bin dolar kazanacaksınız” yazılıdır.
Birkaç gün sonra evine bir paket gelir, içinde beş bin dolar vardır. Aradan biraz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><span style="font-family: mceinline;">Bir film izlemiştim çok eski zamanlarda. Adını hatırlamıyorum. Konusu, sıradan bir adamın, nasıl kiralık katil haline getirilebileceği idi…</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Kendi halinde yaşayan genç bir gün eve gelir ve bakar ki kapının altından bir zarf atmışlar. Zarfın içindeki kâğıtta ‘Filan öldüğünde 5 bin dolar kazanacaksınız” yazılıdır.</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Birkaç gün sonra evine bir paket gelir, içinde beş bin dolar vardır. Aradan biraz daha zaman geçer yine bir zarf gelir ve zarfta “filan öldüğünde 10 bin dolar kazanacaksınız” yazılıdır.</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Bir iki hafta sonra gerçekten bakar ki 10 bin dolar gelmiş. Derken genç merak eder bu insanları. Araştırır ve bakar ki, bu isimler hep, bir yaşlılar yurdunda kalan insanlara ait. Doğal yoldan ölen insanlar.</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Sonra bir zarf daha gelir, içindeki ödül miktarı bu kere 20 bin dolardır. O da olur. Genç, havadan gelen bol paraya alışır. Araya uzun bir süre girer ve derken gencin kapısının altından yeni bir zarf atılır. İçinde “Filan öldüğünde 100 bin dolar kazanacaksınız” yazılıdır. Genç inceler bakar ki, sapa sağlam bir adam. O parayı almak için gidip adamı öldürür.</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Birkaç gün sonra bir zarf gelir, zarfta, “yeni emirlerimizi bekle’ yazılıdır…</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">*  *  *</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Son zamanlarda aynı gazetenin son derece ilginç belgeleri servise koyması, bana o filmi hatırlattı. Acaba gerçekten birileri, -temsilde hata olmasın- kiralık katil mi hazırlıyor, yoksa bu belgeler essahtan var mı? Varsa da ne kadar gerçek! Çünkü şu teknoloji çağında insanın bir kelimesinden bir kaset dolusu konuşma yapılabiliyor…</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Evet, biliyoruz, bir kesim var ki, vatandaşı beğenmez. Onun siyasetini de siyasetçisini de beğenmez. Askeri kesim de hep onların yanında görünmüş son 60 yıldır.  Bu bizim içimizi acıtıyor, öfkelendiriyor.</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">O yüzden de bu kesimlere ait bir takım belgelerin gün yüzüne çıkması, birilerinin suçüstü yakalanması bize keyif veriyor. Keyif almaya da hakkımız var.</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Evet, biz hepimiz, bir takım belgelerin ortaya çıkarılmasını sevinçle karşıladık. Çünkü bu belgeler, geçmişte andıçlarla, fişlemelerle, darbelerle çalışma grupları ile insanlarımızı bezdiren, bıktıran ve illallah dedirten bir kesime aitti.</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Yıllarca eften püften belgelerle halkın iktidarlarını alaşağı edenlerin suç işlerken yakalanmış olmaları mağdurları keyiflendiriyor. Elbette hakları var.</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Fakat bu gidişat sağlıklı değil. Akil olanlar, bu gidişatta doğal olmayan, bize ait olmayan bir yan bir yön bulunduğunu hissediyorlar. Nedense bu iş, bu kere içimde istifhamlar yarattı. Yani şu belgenin, doğrusu, sahte çıkması gerçek çıkmasından daha fazla canımı sıkıyor! Ben dua ediyorum ki gerçek çıksın.</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">O zaman asker, her zamanki hallerinden biriyle yakalanmış olacak!</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Yok, eğer belge sahte ise ve birileri askeri böylesine itham etmemize sebep olacak güçte bir belge düzenleyebiliyorsa bu ülkede, çok şey bitmiş demektir.</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Çünkü bir ülkede insanlar iki taraf olmuş ve taraflar birbirleriyle ilgili iddiaları, hiç incelemeden birbirine çamur atmanın vesilesi haline getiriyorsa, o ülke muhakkak ki harici güçlerin elinde oyuncak olmaya mukadderdir.</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Bu sürecin Türkiye’deki bânisi maalesef İsmet İnönü’dür. Menderes’i iktidardan indirmek için her türlü garez ve iftirayı el altından alkışlayarak bu pis alışkanlığın önünü açtı. Öyle ki, sonunda hukukun da gözüne mil çekildi ve bir başbakan sun’i bir öfke ipiyle berdâr edildi.  ‘</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Böylece iki taraf arasında asla iltiyam bulmayan bir farklı bakış oluştu. Ortanın solu da bunu pekiştirdi. Bir tarafın ‘ak’ dediğine, diğerinin ‘kara’ demesi gelenek haline geldi. Bunu anlamak ve görmek için sadece bir Salı gününüzü ayırmanız yeter. Gurup toplantıları, birbirine çamur atma, iftira atma, birbirini yalanlama platformlarına dönüşmüş zira.</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Sayın Baykal, başbakan’ın ‘Allah bir’ demesinden bile kıl kapıyor. ‘Allah bir’ dese, ‘neden Tanrı demedin’ diye kınıyor. ‘Tanrım!’ dese, bu kere de ‘Sen takiye yapıyorsun’ diyor. Ve maalesef onun bu tavrını, ekseriyeti askerler olmak üzere belli bir kesim de alkışlıyor.</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Ülke hızla ‘birbirini linç etmek isteyen’ azgın, nefes almalarına bile tahammül edemeyen taraflara ayrışıyor. Nerede ise ‘artık çok geç!’ diyebileceğimiz bir sürece girmek üzereyiz!</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Bu süreç, ülkeyi iki kefesinde iki dağ bulunan bir teraziye dönüştürüyor. O zaman, küçücük bir çocuk, bir parmak temasıyla bir tarafı seraya diğerini süreyyaya indirip çıkarabiliyor.</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">İşte ben bu belge işini, bu kere böyle bir senaryonun ucu gibi görüyorum. Seçimlerden sonraFethullah Hoca ile bir röportaj yapılmıştı. Fethullah Hoca o röportajda &#8221;Dün olduğu gibi bundan sonra da, dışardan da beslenen bazı şer odakları en samimi müminleri ve hakiki Müslümanları terörist gibi göstererek irtica yaygarası koparabilirler.&#8221; diyordu…</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">O röportajın verildiği tarih ile şu belgenin düzenleniş tarihlerinin aynı olması ilginç değil mi?</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">*  *  *</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Bizim köyler bağcılıkla geçinirler. Gençlik yıllarımda anlatmışlardı. Bir kavga anında adamın biri diğerine “senin bağını silkelerim görürsün” demiş. Bağını silkmek, bağın ışkın döneminde tomurcuklarının düşürülmesi demektir ki bağı kurutur…</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Adam bu sözü söylemiş ama sonra pişman olmuş. Gecenin bir vaktinde aklına gelmiş, “Ya ben bunu milletin önünde söyledim. Bu adamın düşmanı bir ben değilim ya. Birileri gider bağı silkelerse benim boynuma kalır” diye düşünmüş. Almış tüfeğini gidip adamın bağını beklemiş.</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Bir de bakmış sabaha karşı iki kişi geldi, daldılar bağın içine ve başladılar bağı silkmeye. Tüfeğini çevirir adamlara, bağı kurumaktan, onları da günahtan kurtarır.</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">*  *  *</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Şimdi, asker AK Parti’ye ‘gıcık’ ya! Fethullah Hoca’dan rahatsız ya! Her gün bir emeklinin veya karısının konuşmaları ortaya dökülüyor ya. Tam zamanı. Yani ülkeyi birbirine düşürmenin tam zamanı!</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Evet, ben dua ediyorum ki, o belge ‘gerçek’ olsun. O zaman suçluları kendi adaletimizle cezalandırır demokrasimizi güçlendirmiş oluruz. Aksi takdirde, gelecek adına endişe etmeliyiz. Daha beş sene önce teknolojik anlamda gelecek vaat eden ve atom bombası yapabileceği söylenen Pakistan şu anda savaşın eşiğinde… İşte bakın İran karıştı. Afganistan ölüsüne ağlayamayacak durumda.</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Birileri bizi böyle parmağında oynatacak duruma gelmişse durum çok vahim. Bu ülke bizim, bu toprak bizim. Bütün İslam halklarının, sığınacak bir Anadolu’su var. İşte Bulgaristan, işte Kuzey Irak, işte Kafkas.. Başları derde girdi mi bize koşarlar, sığınırlar…</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Peki söyler misiniz Anadolu Türkü nereye gitsin, hangi Anadolu’ya sığınsın?</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">*  *  *</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Ben Ak Parti’yi anlıyorum ve tavırlı duruşuna saygı duyuyorum. En azından sivil siyaset adına, 60 yıldır ikide bir ‘höt!’ diyen askere ilk defa, birileri ‘hötünü görüyorum, hadi bakalım!’  diyebildiği için hoşuma gitti. Ama bakıyorum ki asker ısrarla ‘ben yapmadım!’ diyor…</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">O zaman AK Parti’nin, ‘O zaman kim?’ sorusun sorması lazım!</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Tam vaktidir. Asker de millete bir jest yapsın. İktidar’dan rahatsız olmadığını, İslam’ı irtica görmediğini gösteren bir jest!</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Yoksa ne mi olur! Çok uzağa gitmenize gerek yok. Sağınıza solunuza bakın yeter!</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">İsrail ve Amerika tam bir danışıklı dövüş çetesi olmuş! İktidara diyor ki, “bak beni dinlemezsen, salarım üstüne Ergenekoncuları, seni bir damlalık hukuk okkasında boğarlar”, Amerikan karşıtlarına da diyor ki, ‘Bana direnç gösterirseniz, çıkarırım bir belgecik, altında kalıverirsiniz!”</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Nasıl olsa, her çıkan belge büyük bir ala vu vala ile –doğru veya yanlış olduğuna bakılmaksızın- yayınlanıyor…</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">İş nereye varır bilmem ama birileri vatan millet adına izanlı hareket etmek zorunda. Bu izanlı hareket en çok da askere düşüyor! Asker, Gandi’nin yaptığını yapmazsa ülkede bu ikilik artmaya devam edecek. Hatırlayın, Hindular Müslümanların evlerini ateşe verip katliama başlayınca Gandi gidip ateşe verilen bir mahallede bir Müslüman’ın evine oturdu; “Ya ben de onlarla birlikte yanarım, ya da siz bu cinnet ateşini söndürürsünüz” dedi.</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Böylece büyük bir katliamı sona erdirdi. Gandi gerçek bir vatanperverdi. Askerlerimiz de vatanperverlikte iddialılar. Hatta nerede ise ülkede onlardan başka vatanperver kalmamış! Başbakanımız da kimse kimseden daha vatanperver değildir diyorlar.</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Ben de vatanperverlik yarışındakilere sesleniyorum: Bakın vatan bir ateşe doğru sürükleniyor. Sizde Gandi gibi gidip, hasmınızın evinde oturacak yürek var mı?</span></h3>
<h3><span style="font-family: mceinline;">Mehmet Ali Bulut - Haber 7</span></h3>
<h3><a href="mailto:mabulut@gmail.com"><span style="color: #000000;"><span style="text-decoration: none;"><span style="font-family: mceinline;">mabulut@gmail.com</span></span></span></a></h3>

<p><a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/pTh6DVgpKJ1Xzr9Sp-eqpKHheZg/0/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/pTh6DVgpKJ1Xzr9Sp-eqpKHheZg/0/di" border="0" ismap="true"></img></a><br/>
<a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/pTh6DVgpKJ1Xzr9Sp-eqpKHheZg/1/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/pTh6DVgpKJ1Xzr9Sp-eqpKHheZg/1/di" border="0" ismap="true"></img></a></p><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/limonsuz/~4/p9g7tfZ7B3Q" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.limonsuz.com/gidip-hasminizin-evinde-oturacak-yurek-var-mi-mehmet-ali-bulut-559.html/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.limonsuz.com/gidip-hasminizin-evinde-oturacak-yurek-var-mi-mehmet-ali-bulut-559.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE’YE DEMOKRASİ NE ZAMAN GELECEK- AKİF BEKİ - RADİKAL</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/limonsuz/~3/qx9ELmti4ls/turkiyeye-demokrasi-ne-zaman-gelecek-akif-beki-radikal-556.html</link>
		<comments>http://www.limonsuz.com/turkiyeye-demokrasi-ne-zaman-gelecek-akif-beki-radikal-556.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2009 14:48:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>

		<category><![CDATA[Türkiye'yi Okumak]]></category>

		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>

		<category><![CDATA[ergenokon]]></category>

		<category><![CDATA[Gülen Hareketi]]></category>

		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.limonsuz.com/?p=556</guid>
		<description><![CDATA[DIKKAT..

SON GUNLERDEKI SIKINTIYI, AKIF BEKI TAM TESBIT ETMIS..

PLAN COK DEHSETLI.. ASLINDA O BELGE BILEREK SIZDIRILDI.

DIKKAT!!

AKPARTI ILE TSK KARSIYA KARSIYA GETIRILEREK YENI FARKLI VE COK DAHA DERIN BIR KRIZ OLUSTURULMAYA CALISILIYOR.

YANI, BU DA BIR STRATEJI.

BELGENIN BULUNDUGU YER ERGENEKON SANIGININ MEKANI..

YANI BILEREK KONUYOR DIKKAT EDIN.. KENDILERI KOYUYOR. MUDHIS BIR PLAN..

TA KI AK PARTI ORDU ILE KARSI KARSIYA GELSIN VE [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span style="font-family: Arial;">DIKKAT..</span></div>
<div></div>
<div><span style="font-family: Arial;">SON GUNLERDEKI SIKINTIYI, AKIF BEKI TAM TESBIT ETMIS..</span></div>
<div></div>
<div>PLAN COK DEHSETLI.. ASLINDA O BELGE BILEREK SIZDIRILDI.</div>
<div></div>
<div>DIKKAT!!</div>
<div></div>
<div>AKPARTI ILE TSK KARSIYA KARSIYA GETIRILEREK YENI FARKLI VE COK DAHA DERIN BIR KRIZ OLUSTURULMAYA CALISILIYOR.</div>
<div></div>
<div>YANI, BU DA BIR STRATEJI.</div>
<div></div>
<div>BELGENIN BULUNDUGU YER ERGENEKON SANIGININ MEKANI..</div>
<div></div>
<div>YANI BILEREK KONUYOR DIKKAT EDIN.. KENDILERI KOYUYOR. MUDHIS BIR PLAN..</div>
<div></div>
<div>TA KI AK PARTI ORDU ILE KARSI KARSIYA GELSIN VE YENI BIR SAHNE ALEVLENSIN..</div>
<div></div>
<div>ASIL ERGENEKON IKINCI SINIFA ITILSIN..</div>
<div></div>
<div>KEZA HOCAEFENDI GRUBU ILE AK PARTI AYNI KEFEDE GOSTERILIYOR.</div>
<div></div>
<div>BU DA AK PARTI&#8217;YI TURKIYE PARTISI OLMAKTAN KOPARACAK BIR STRATEJI</div>
<div></div>
<div>EVET HOCAEFENDİ EKIBI TUM EHL-İ IMAN GIBI AK PARTIYI DESTEKLEDI AMA AKPARTI = HOCAEFENDI DEMEYE GETIRIYORLAR..</div>
<div></div>
<div>COK DIKKAT</div>
<div></div>
<div>OYUN ICINDE OYUN VAR</div>
<div></div>
<div>KESINLIKLE ZAHIRE ALDANMAMAK LAZIM AMA KESINLIKLE..</div>
<div></div>
<div></div>
<div><span style="font-family: Arial;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</span></div>
<div></div>
<div><span style="font-family: Arial;">Racona uymaz, kuytuda adam kıstırmak.<br />
Ama bizim kavga geleneğimizde, bu var.<br />
Kuytuda da kıstırırız&#8230;<br />
Gerekirse, elimizi kirletmeden karşımızdakileri birbirine de kırdırırız.<br />
Son birkaç gündür yaşadıklarımıza bakıp, irkiliyorum.<br />
Eyvah!.. Kavgaya gidiyoruz.<br />
Hortlaklar, önümüzde pusu atmış&#8230;<br />
Yüzü görünmeyen gölgelerin yolumuzu kesmek için beklediği karanlık bir köşeye doğru ilerliyoruz.</span></div>
<p><span style="font-family: Arial;">***</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Bakın,  bizi oraya neler çekiyor:<br />
* Askerin ‘irtica ile mücadele eylem planı’&#8230;<br />
İddia o ki, Genelkurmay Harekât Başkanlığı’nca yakınlarda hazırlanmış.<br />
Askerin, AK Parti ve Gülen’i bitirme stratejisi imiş.<br />
AK Parti’yi bölüp parçalayacak, Gülen hareketinin önünü kesecek, memleketi ‘şeriat’ tehlikesinden kurtaracak dahiyane bir plan&#8230;<br />
Dehşetengiz bir kurmay zekâsının ürünü olduğu aşikar.<br />
Plan gerçek mi, sahte mi?<br />
Genelkurmay Başkanlığı ve Askeri Savcılık, temkinli&#8230;<br />
Fabrikasyon olma ihtimalinden söz ediyorlar.<br />
Başbakan, haklı olarak tepkili; kamuoyu şaşkın&#8230;<br />
Ya haber gerçekse; ya belge uydurma değilse&#8230;</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">***</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">* Başbakan’la Büyükanıt Paşa arasında geçen Dolmabahçe görüşmesi&#8230;<br />
Durup durup aynı konu açılıyor.<br />
O 2.5 saatte neler konuşuldu?<br />
Başbakan, “Mahrem devlet işi, açıklanmaz” diyor.<br />
Tabii, muhatap açmaya kalkışmazsa&#8230;<br />
Yaşar Büyükanıt Paşa, son kez konuşuyor;<br />
“Orada devlet işi konuşuldu, kimse üzerinden siyaset yapmasın.”<br />
Ama Baykal bu, durur mu?<br />
‘Açıkla da açıkla!’ diye, tutturuyor.<br />
Çok meraklı olduğundan mı?<br />
Haşa!&#8230;<br />
Hükümet-asker ilişkilerine çomak sokmak istiyor da, ondan.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">***</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">* Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın son ‘laiklik’ uyarısı&#8230;<br />
‘Ekonomi, ekonomi’ diyenler, laikliği gündemden düşürüyorlarmış.<br />
Bu neye benzedi, biliyor musunuz?<br />
Maçın hakemi, oyuncuları, ceza sahasının içinde kalmaya zorluyor.<br />
‘Burada oynayın; sakın ha, ceza sahasından dışarı çıkmayın’ diyor.<br />
Eli de cebinde, hazır ve nazır bekliyor.<br />
Her an penaltı vuruşu da verebilir, kırmızı kart da çekebilir.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">***</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">* Başbakan Erdoğan’ın iki eli öne doğru uzanmış, çatık kaşlı bir resmi&#8230;<br />
İki de bir aynı resim arşivden çekilip, basılıyor.<br />
Altındaki haber değişse de, üstteki o görüntü hep sabit.<br />
Denmiş oluyor ki;<br />
‘Başbakan öfkeli, taarruz halinde&#8230;’<br />
Bütün muhalif kesimler, uyarılıyor;<br />
‘Herkes, kavga düzenine geçsin&#8230;’</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">***</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">‘Askerin hükümeti yıkma planı’ haberini görür görmez, onun için ‘eyvah’ dedim.<br />
Bu işte bir bit yeniği muhakkak var.<br />
Bizi o karanlık köşebaşına götürecek taşlar, bir bir gündeme yerleştiriliyor.<br />
Orada boğazlanacağız, demek ki.<br />
AK Parti, TSK’ya karşı kışkırtılıyor.<br />
TSK, hükümetin karşısına çıkarılıyor.<br />
Alevlerin kendi mecrasında, eceliyle solup gitmesi beklenirken&#8230;<br />
Ergenekon ateşine, biraz daha  benzin dökülüyor.<br />
Şahit olun;<br />
Yeni bir kavga kızıştırılıyor.<br />
Güpegündüz, hepimizin gözleri önünde&#8230;<br />
AK Parti, bir hortlakla korkutuluyor.<br />
Tek çaresi, şeffaf olmaktır.<br />
Genelkurmay’ın bu konuda, muhataplarına ve kamuoyuna karşı samimi olması şart.<br />
Karanlık köşelere pusu atanlar, alttan alta iş çevirenler, yumurta tokuşturmaya heveslenenler&#8230;<br />
Gerçek yüzleri, ancak böyle çıkar ortaya.<br />
Ömer Hayyam’ın unutulmaz rubaisindeki gibi;<br />
Madem ki ‘sen-ben’ diye gördüklerimiz, duyduklarımız kuklaların dedikodusudur&#8230;<br />
O halde perdeyi ortadan kaldırmak gerek.<br />
Göreceğiz ki, ne sen varsın ardında, ne de ben.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><strong><span style="text-decoration: underline;">AKİF BEKİ - RADİKAL</span></strong><br />
<a href="mailto:akif.beki@radikal.com.tr" target="_blank"><span style="color: #bd3232;">akif.beki@radikal.com.tr</span></a></span></p>

<p><a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Oub_Ee66y_fPU5TWENdxInOvN5Y/0/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Oub_Ee66y_fPU5TWENdxInOvN5Y/0/di" border="0" ismap="true"></img></a><br/>
<a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Oub_Ee66y_fPU5TWENdxInOvN5Y/1/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Oub_Ee66y_fPU5TWENdxInOvN5Y/1/di" border="0" ismap="true"></img></a></p><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/limonsuz/~4/qx9ELmti4ls" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.limonsuz.com/turkiyeye-demokrasi-ne-zaman-gelecek-akif-beki-radikal-556.html/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.limonsuz.com/turkiyeye-demokrasi-ne-zaman-gelecek-akif-beki-radikal-556.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Avrupa’nın en büyüğü Barcelona - İşte Şampiyonlar Finali Golleri</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/limonsuz/~3/wds-GWBurds/avrupanin-en-buyugu-barcelona-iste-sampiyonlar-finali-golleri-554.html</link>
		<comments>http://www.limonsuz.com/avrupanin-en-buyugu-barcelona-iste-sampiyonlar-finali-golleri-554.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 May 2009 07:27:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Limonsuz]]></category>

		<category><![CDATA[Online Film]]></category>

		<category><![CDATA[Video]]></category>

		<category><![CDATA[2009 Şampiyonlar Ligi Finali Golleri]]></category>

		<category><![CDATA[Barcelona Manchester United 2-0]]></category>

		<category><![CDATA[Champions League 2009 Manchester United vs Barcelona]]></category>

		<category><![CDATA[Şampiyonlar Ligi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.limonsuz.com/?p=554</guid>
		<description><![CDATA[Şampiyonlar Ligi finalinde Barcelona, Manchester United&#8217;ı 2-0 mağlup ederek şampiyonlar şampiyonu oldu.

Barcelona, güçlü rakibi Manchester United&#8217;ı iki golle mağlup edip Avrupa&#8217;nın en büyük takımı oldu. Bu sonuçla İngilizlerin Devler Ligi&#8217;nde 25 maçtır yenilmeyen takımı M.United, ilk yenilgisini tattı. Şampiyonlar Ligi&#8217;nde 153. maçına çıkan Sir Alex Ferguson, Barcelona&#8217;nın başında 13. maçına çıkan Guardiola&#8217;ya finalde kaybetti ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şampiyonlar Ligi finalinde Barcelona, Manchester United&#8217;ı 2-0 mağlup ederek şampiyonlar şampiyonu oldu.</p>
<div><object width="512" height="322" data="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.40" type="application/x-shockwave-flash"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="AllowScriptAccess" value="always" /><param name="bgcolor" value="#000000" /><param name="flashVars" value="id=13690231&amp;vid=5177134&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/9126/86365943.jpeg&amp;embed=1" /><param name="src" value="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.40" /><param name="flashvars" value="id=13690231&amp;vid=5177134&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/9126/86365943.jpeg&amp;embed=1" /><param name="allowfullscreen" value="true" /></object></div>
<p>Barcelona, güçlü rakibi Manchester United&#8217;ı iki golle mağlup edip Avrupa&#8217;nın en büyük takımı oldu. Bu sonuçla İngilizlerin Devler Ligi&#8217;nde 25 maçtır yenilmeyen takımı M.United, ilk yenilgisini tattı. Şampiyonlar Ligi&#8217;nde 153. maçına çıkan Sir Alex Ferguson, Barcelona&#8217;nın başında 13. maçına çıkan Guardiola&#8217;ya finalde kaybetti ve kupa İspanya&#8217;ya gitti. Barcelona&#8217;nın Arjantinli yıldızı Lionel Messi, attığı 9 golle Şampiyonlar Ligi&#8217;nde gol krallığını elde etti. Bu arada bu tarihî maçın adamı ise Xavi Hernandez seçildi..</p>

<p><a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/wCSSWbaO6y1PkQwkAgevOD7kkRQ/0/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/wCSSWbaO6y1PkQwkAgevOD7kkRQ/0/di" border="0" ismap="true"></img></a><br/>
<a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/wCSSWbaO6y1PkQwkAgevOD7kkRQ/1/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/wCSSWbaO6y1PkQwkAgevOD7kkRQ/1/di" border="0" ismap="true"></img></a></p><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/limonsuz/~4/wds-GWBurds" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.limonsuz.com/avrupanin-en-buyugu-barcelona-iste-sampiyonlar-finali-golleri-554.html/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.limonsuz.com/avrupanin-en-buyugu-barcelona-iste-sampiyonlar-finali-golleri-554.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Haraaaaammmm!!.. Polisi - Haram Polisi (Yasakçı Zihniyet)</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/limonsuz/~3/rMrWALkfMQU/haraaaaammmm-polisi-haram-polisi-yasakci-zihniyet-552.html</link>
		<comments>http://www.limonsuz.com/haraaaaammmm-polisi-haram-polisi-yasakci-zihniyet-552.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 May 2009 21:37:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>

		<category><![CDATA[Hizmet]]></category>

		<category><![CDATA[Limonsuz]]></category>

		<category><![CDATA[Video]]></category>

		<category><![CDATA[İnsana Dair]]></category>

		<category><![CDATA[doğru tebliğ]]></category>

		<category><![CDATA[haram helal]]></category>

		<category><![CDATA[İslâm]]></category>

		<category><![CDATA[nefret ettirmemek]]></category>

		<category><![CDATA[sevdirmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.limonsuz.com/?p=552</guid>
		<description><![CDATA[
Hemen her şeyi gerçeğini bilmeden,  okumadan yasaklama yolu ile eğitme yoluna gidenlere, İslam&#8217;ın kolaylaştırıcı, sevdirici ve nefret ettirmeden tebliğ yolunu tercih etmeyip; zorlayarak, emredici, yapmadığı şeyleri emrederek kısaca nefret ettirerek öğretme yolunu seçenleri eleştiren bu videoyu izlemenizi tavsiye ederim.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Hemen her şeyi gerçeğini bilmeden,  okumadan yasaklama yolu ile eğitme yoluna gidenlere, İslam&#8217;ın kolaylaştırıcı, sevdirici ve nefret ettirmeden tebliğ yolunu tercih etmeyip; zorlayarak, emredici, yapmadığı şeyleri emrederek kısaca nefret ettirerek öğretme yolunu seçenleri eleştiren bu videoyu izlemenizi tavsiye ederim.</p>
<p><object width="400" height="345" data="http://www.metacafe.com/fplayer/2834634/haram_police_baba_ali_video_with_turkish_subtitles.swf" type="application/x-shockwave-flash"><param name="src" value="http://www.metacafe.com/fplayer/2834634/haram_police_baba_ali_video_with_turkish_subtitles.swf" /><param name="wmode" value="transparent" /></object></div>

<p><a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/VhjJr_Ctn8mCqw6d1skyP0j35RY/0/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/VhjJr_Ctn8mCqw6d1skyP0j35RY/0/di" border="0" ismap="true"></img></a><br/>
<a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/VhjJr_Ctn8mCqw6d1skyP0j35RY/1/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/VhjJr_Ctn8mCqw6d1skyP0j35RY/1/di" border="0" ismap="true"></img></a></p><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/limonsuz/~4/rMrWALkfMQU" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.limonsuz.com/haraaaaammmm-polisi-haram-polisi-yasakci-zihniyet-552.html/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.limonsuz.com/haraaaaammmm-polisi-haram-polisi-yasakci-zihniyet-552.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Cezaevleri okul olsun ! - Derindüşünce.org</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/limonsuz/~3/rdZRfG_cFBE/cezaevleri-okul-olsun-derindusunceorg-550.html</link>
		<comments>http://www.limonsuz.com/cezaevleri-okul-olsun-derindusunceorg-550.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 May 2009 21:14:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>

		<category><![CDATA[Hizmet]]></category>

		<category><![CDATA[Limonu Sevenlere]]></category>

		<category><![CDATA[Türkiye'yi Okumak]]></category>

		<category><![CDATA[İnsana Dair]]></category>

		<category><![CDATA[Cezaevleri ve Eğitim]]></category>

		<category><![CDATA[Cezaevvleri]]></category>

		<category><![CDATA[eğitim]]></category>

		<category><![CDATA[Medrese-i Yusufiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.limonsuz.com/?p=550</guid>
		<description><![CDATA[“Cezaevinden telefon geldi. Kitaplar ulasmis. Tesekkur yazisi vermek uzere beni cagirdilar. Bunun uzere hemen cezaevine gittim. Kitaplari inceledim. Hepsi cok guzel ve yepyeni kitaplar.[...]
 Egitim muduru tesekkur yazisi verdi. Birkac poz resim cekindik. Fotograflarin digitallerini alamadim. Cunku iceri girince herseyi (cuzdan, usb, anahtar vs..)  disarda birakmak gerekiyor. Ama 1 er adet fotograflardan verecekler. Fotograflar cikinca alacagim, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>“Cezaevinden telefon geldi. Kitaplar ulasmis. Tesekkur yazisi vermek uzere beni cagirdilar. Bunun uzere hemen cezaevine gittim. Kitaplari inceledim. Hepsi cok guzel ve yepyeni kitaplar.[...]</em></p>
<p><em> </em><em>Egitim muduru tesekkur yazisi verdi. Birkac poz resim cekindik. Fotograflarin digitallerini alamadim. Cunku iceri girince herseyi (cuzdan, usb, anahtar vs..)  disarda birakmak gerekiyor. Ama 1 er adet fotograflardan verecekler. Fotograflar cikinca alacagim, isterseniz paylasirim.</em></p>
<p><em> </em><em>Gardiyanlarla ve ogretmen memurlarla muhabbet ettik. Bu hareketi hepsi cok takdir ediyor. Baslangicta bu hayir hareketini anlattigimda hepsi sasirmislardi.</em></p>
<p><em> </em><em>Kitaplarin bir kismi, fazladan 2-3 adet yollanmis. Mahkumlar arasinda bilgi yarismalari duzenlenecek ve bu yarismadan galip gelenlere bu fazla kitaplardan hediye edeceklermis. Boyle bir karar almislar.</em></p>
<p><em> </em><em>Cezaevinden anilarim simdilik bu kadar…”</em></p>
<p> Türkiye’de güzel şeyler oluyor insanlar el ele verince. Kayseri’li yazarımız<a title="Mehmet Bahadır tarafından yazılan yazılar" href="http://www.derindusunce.org/author/mehmetbahadir/">Mehmet Bahadır</a>‘ın yardımları <a href="http://kitapadresi.com/magaza/prddet.php?pid=70183&amp;spid=1010369">Kitap Adresi sitesi</a>‘nin desteği sayesinde Derin Düşünce Ailesi <strong>site felsefesini yansıtan</strong> bir projeye imza attı. “Derin Düşünce Ailesi” diyoruz çünkü siz değerli okurlarımız ve yorumcularımız olmadan bu proje asla hayata geçirilemeyecekti.</p>
<p> <strong>Nedir?</strong></p>
<p>Cezaevi esas olarak Derin Düşünce’nin hayata ve insan bakışıyla uyumlu bir kavram değil. Yani insanları “<strong>cezalandırmak için</strong>” duvarların arasına kapattığınız zaman bir kaç temel sorun birden kendini gösteriyor:</p>
<ul>
<li>1) Mahkûmun aile fertleri suçsuz oldukları halde cezalandırılmış oluyorlar; hem duygusal anlamda hem de maddî olarak,</li>
<li>2) Cezaevleri “<a href="http://www.derindusunce.org/2007/03/14/kotu-insan-uretme/">Kötü insan nasıl üretilir</a>” yazısında savunduğumuz gibi insanları daha da sertleştiren, yeni suçlara yaklaştıran birer ortam haline gelebiliyor.</li>
<li>3) Suç işlemiş ve “<strong>doğru yola</strong>” geri dönebilecek bir insan anlayışı terk ediliyor. Bunun yerine ömür boyu sürecek bir “<strong>suçlu damgası</strong>” vurulabiliyor.</li>
</ul>
<p> Çok şükür bütün cezaevleri aynı durumda değil. Özellikle bu projeye kapılarını açan <strong>Kayseri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu</strong> eğitim konusuna çok büyük hassasiyet sahibi. Cezalarını çektikten sonra topluma yeniden katılabilmeleri için insanlara bilgisayar teknolojisinden mobilya imalatına hatta sığır yetiştiriciliğine kadar bir sürü meslek kursu veriliyor bu “duvarlar arasında”. Eğitimi yarıda kalmış olanlar bitirme sınavlarına hazırlanabiliyor, diploma alabiliyorlar.</p>
<p> Eğitim bölümünden sorumlu ögretmenlerle biz de telefon ile görüştük. Tiyatro kursları ve badminton gibi bir çok etkinliğin eğitim kapsamında gerçekleştirildiğini şaşırarak ve sevinerek öğrendik.</p>
<p> İşte “Cezaevleri okul olsun!” adlı projemiz bu güzel insanlarla Kayseri’de başladı. Yazının başında sizinle paylaştığımız iyi haber 300 civarında kitabın cezaevi kütüphanesine ulaştığını bize bildiriyordu. Bu ay bitmeden 200 kitap daha Kayseri’ye gönderilecek.</p>
<p> <a href="http://kitapadresi.com/magaza/prddet.php?pid=70183&amp;spid=1010369">Kitap Adresi sitesi</a> de kitaplar için bizden ücret talep etmediği gibi kargo masraflarını da üstlendi, sağolsun. Bu yılın ortasına gelmeden operasyonu yenilemek istiyoruz. Yani ikinci bir 500 kitap paketi. Böylece 1000 kitaba ulaşmış olacağız.</p>
<p> Yazarımız ve değerli dostumuz <a title="Mehmet Bahadır tarafından yazılan yazılar" href="http://www.derindusunce.org/author/mehmetbahadir/">Mehmet Bahadır</a> cezaevini bir kaç kez ziyaret etti aslında ve oradaki yöneticiler ile temas kurmamızı sağladı. Bu ziyaretlerden birinde fazladan gönderilecek kitapların bir kısmının mahkumlara hatta yakınlarına hediye edilmesini teklif etmişti. Başlangıçta bazı kurallardan dolayı imkânsız görünen bu iş anlaşılan hallolmuş. Umud edelim ki yakında kocasını, babasını, oğlunu ziyarete gelen insanlara birer kitap hediye edilsin.</p>
<p> Belki bu tiyatro kursları ya da kitap okumak görünüşte yüzeysel ya da oyalayıcı gelebilir. <strong>Kanaatimizce tam tersine düşünce ve sanatın gücü insanı suçtan korumada birinci derecede önemli</strong>. Zira kendisini NET bir biçimde ifade edemeyen, karşısındakini, toplumu anlayamayan insanların suç işlemesi daha kolay. Çünkü şiddetin kendisi de bir ifade, bir iletişim biçimi. Konuşması engellenen insan vurup kırar ya da şiddet kendine döner, intihar, ülser, migren hatta kanser gibi hastalıklar bu içselleşen şiddetin tecellisidir.</p>
<p> Zaten kriminoloji istatistikleri de bunu ispatlar biçimde. Cezaların ağırlaştırılması belli bir seviyenin ötesinde suçu önlemiyor. Çünkü insanı suç işleme anında “mantıklı” bir biçimde düşünemiyor. “<strong><em>Yakalanırsam 15 yıl yerim</em></strong>” demiyor kimse. O noktaya gelmiş insan zaten aklını ve vicdanını askıya almış vaziyette. Bunun için akıllı bir devlet enerjisini cezalandırmaya değil suçu önlemeye yoğunlaştırmalı diyoruz.</p>
<p> <strong>Sizlerin sayesinde oldu</strong></p>
<p>Sitemiz her ay 40-50 bin okuyucunun buluştuğu, yazarlarımızın ve yüzlerce dostumuzun yorumlarıyla zenginleşen bir tartışma ortamı haline geldi. Türkiye’nin politika-tarih-felsefe platformları arasında hatırı sayılır bir konuma geldik. Doğal olarak sanal “duvarlarımız” da artık değer kazanıyor.</p>
<p> Doğum günümüzü kutlamaya hazırlandığımı¨z şu günlerde bir kez daha sadık okurlarımıza teşekkür etmek istiyoruz. <strong>Bu kez Kayseri’de cezalarını çekmekte olan insan kardeşlerimiz adına.</strong> Derin Düşünce sitesine geldiğiniz, sayfalarımıza tıklayıp yazı ve yorum okuduğunuz her dakika, her saniye Kayseri’ye kitap olarak döndü, dönecek. Kim bilir başka insan odaklı projelere zemin olacak katkılarınız.</p>
<p> Sitemizin gönüllü yazarları, sadık okur ve yorumcuları olmasaydı, bu site internetteki bir çok site gibi “dilsiz” olacaktı. Rafta duran, hiç açılmayan bir kitap gibi olmasını istemedik bu sitenin. Güzel fikirleri savunmak, ırkçılığa, şiddete karşı durmak gerek elbette. Ama eylemlerin fikirlerle beraber yürümesi gerekiyor. Aksi takdirde aydın insan toplumdan, gerçeğin coğrafyasından uzaklaşıyor.</p>
<p> <strong>Doğrudan katılmak ister misiniz?</strong></p>
<p>Arzu eden okurlarımız <em>“Cezaevleri okul olsun</em>!” kampanyasına doğrudan destek verebilirler. Cezaevindeki bir insana ışık tutabilecek kitapları satın alarak ya da kütüphanenizden seçerek doğrudan Kayseri’ye gönderebilirsiniz.</p>
<p>Bunun için adres:</p>
<p> KAYSERI KAPALI CEZAEVI INFAZ KURUMU</p>
<p>Egitim Birimi</p>
<p>Gültepe Mahallesi, No: 50</p>
<p>Melih Gazi</p>
<p>Kayseri</p>
<p> Tahmin edebileceğiniz gibi cezaevlerine bir şey sokmak kolay değil. Biz Millî Eğitim Bakanlığı’nın tavsiye listesini kullandık <a href="http://kitapadresi.com/magaza/prddet.php?pid=70183&amp;spid=1010369">Kitap Adresi sitesi</a> sayesinde. Piyasada serbestçe satılan bazı kitapların “sakıncalı” bulunma ihtimali olabilir. Bu sebeple “uç fikirler” temsil eden kitaplar yerine dünya klasikleri, tarih vb konulardaki kitapları tercih edebilirsiniz. Ayrıca çeşitli imtihanlara hazırlayan ya da meslek kurslarında kullanılan kitaplara ihtiyaç var.</p>
<p> <strong>Tanıtım Desteği</strong></p>
<p>Eğer bu proje hoşunuza gittiyse dostlarınıza, üye olduğunuz forumlara bildirerek bize destek olabilirsiniz. Varsa sitenizde, blogunuzda duyurabilirsiniz.</p>
<p> <strong>Maddî destek</strong></p>
<p>Bu projeye ve benzerlerine maddî yardım yapmak isteyen dostlar için ayrıca bir<a href="http://www.derindusunce.org/destek/">destek sayfası</a> hazırladık. Okuyucu sayımız arttıkça daha güçlü bir teknik yapı kurmak durumunda kalacağız. Ayrıca daha büyük projeler için maddî desteğe ihtiyacımız olacak.</p>
<p> Halihazırda bu sayfayı okuyarak dahi bu projeye ve Derin Düşünce’ye destek vermiş olduğunuz için tekrar teşekkür ediyoruz.</p>
<p> Sevgi, Saygı ve Muhabbetle</p>
<p><em>Derin Düşünce Ekibi</em></p>
<p><em>Kaynak : <a href="http://www.derindusunce.org/2009/01/14/cezaevleri-okul-olsun/">http://www.derindusunce.org/2009/01/14/cezaevleri-okul-olsun/</a></em></p>

<p><a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/hIweVrI2_2Vsw9SfrQhUkLWRqHg/0/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/hIweVrI2_2Vsw9SfrQhUkLWRqHg/0/di" border="0" ismap="true"></img></a><br/>
<a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/hIweVrI2_2Vsw9SfrQhUkLWRqHg/1/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/hIweVrI2_2Vsw9SfrQhUkLWRqHg/1/di" border="0" ismap="true"></img></a></p><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/limonsuz/~4/rdZRfG_cFBE" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.limonsuz.com/cezaevleri-okul-olsun-derindusunceorg-550.html/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.limonsuz.com/cezaevleri-okul-olsun-derindusunceorg-550.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Kuşatmayı yarmanın yolu - Mehmet Yılmaz</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/limonsuz/~3/U5xAUFPjhjM/kusatmayi-yarmanin-yolu-mehmet-yilmaz-547.html</link>
		<comments>http://www.limonsuz.com/kusatmayi-yarmanin-yolu-mehmet-yilmaz-547.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 May 2009 21:05:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Limonu Sevenlere]]></category>

		<category><![CDATA[Türkiye'yi Okumak]]></category>

		<category><![CDATA[İnsana Dair]]></category>

		<category><![CDATA[köşe yzısı]]></category>

		<category><![CDATA[Mehmet Yılmaz]]></category>

		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<category><![CDATA[Türkiye ve dış güçler]]></category>

		<category><![CDATA[yazarın hakkı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.limonsuz.com/?p=547</guid>
		<description><![CDATA[


Türkiye bir süredir hem içeriden hem de dışarıdan &#8216;kuşatma&#8217; altında.Ne zaman olmadı ki denilebilir.Doğrudur.


Türkiye, tarih boyunca hep kuşatma altında olmuştur. Muhtemelen gelecekte de olacaktır. Ancak durum bu kez oldukça farklı&#8230;
Hâlihazırda yürürlüğe giren kuşatma tarihteki örneklere pek benzemiyor çünkü.
Sebebini izah edebilmek için önce geçmişe göz atmamız gerekiyor biraz.
Biliyorsunuz Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı Devleti&#8217;nin yıkıldığı Birinci Dünya Savaşı&#8217;ndan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="metin" colspan="2">Türkiye bir süredir hem içeriden hem de dışarıdan &#8216;kuşatma&#8217; altında.Ne zaman olmadı ki denilebilir.Doğrudur.</td>
</tr>
<tr>
<td class="metin" colspan="2">Türkiye, tarih boyunca hep kuşatma altında olmuştur. Muhtemelen gelecekte de olacaktır. Ancak durum bu kez oldukça farklı&#8230;</p>
<p>Hâlihazırda yürürlüğe giren kuşatma tarihteki örneklere pek benzemiyor çünkü.</p>
<p>Sebebini izah edebilmek için önce geçmişe göz atmamız gerekiyor biraz.</p>
<p>Biliyorsunuz Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı Devleti&#8217;nin yıkıldığı Birinci Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra kuruldu.</p>
<p>Osmanlı&#8217;yı savaşa sürükleyen hadiseler zinciri ise 1909 yılında İkinci Abdülhamit&#8217;in hâl edilmesiyle başladı.</p>
<p>İktidarı ele geçiren İttihat ve Terakki, ülkeyi sonu belli olmayan bir maceraya sürükledi.</p>
<p>Örneğin&#8230;</p>
<p>Allahüekber Dağları&#8217;nda binlerce Mehmetçik tek kurşun atmadan şehit oldu. Ardından bir oldubitti ile ülke savaşa girdi.</p>
<p>Osmanlı için sonun başlangıcıydı Birinci Dünya Savaşı. Zira üç kıtada askerî ve siyasî yenilgiye uğradı. Binlerce insan hayatını kaybetti. Canını kurtarabilenler ise son karakol Anadolu&#8217;ya sığındı. Burası da işgal edilince vatanlarını savundular can havliyle.</p>
<p>Sonra Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni kurdular.</p>
<p>Türkiye, Misak-ı Milli sınırları içinde kendi yağıyla kavrulan ve çevresiyle irtibatı büyük ölçüde kesen bir ülkeydi artık.</p>
<p>İkinci Dünya Savaşı, çeperlerini kırma fırsatı verdi Türkiye&#8217;ye.</p>
<p>Çok partili hayatla birlikte içeride ve dışarıda büyük bir kalkınma hamlesi başladı. Anadolu&#8217;ya götürülen hizmetler diplomasinin hareket alanını genişletti. Türkiye, çıkarlarını korumaya matuf önemli anlaşmalar yaptı bu dönemde.</p>
<p>Mesela NATO&#8217;ya üye oldu. Kıbrıs&#8217;la ilgili tarihî anlaşmalara imza attı. Bu dönemde Batı ile senkronize bir politika izlendi geneli itibarıyla.</p>
<p>Dönemsel sapmalar baş gösterdiğinde de darbeler yapıldı, muhtıralar verildi. 1960 ve 1980 darbeleriyle &#8216;devlet&#8217; bir kez daha dizayn edildi. Yeni anayasalar yazıldı ve yürürlüğe konuldu.</p>
<p>1980 sonrası şartlar hem içeride hem de dışarıda değişmeye başladı. Şüphesiz bu değişim 1950&#8242;lerden çok farklıydı.</p>
<p>Bir kere Soğuk Savaş bitiyordu. Demir Perde sahneden çekiliyor, toplumları bölmek için inşa edilen duvarlar yıkılıyordu.</p>
<p>İşte bu dönemde Türkiye dış dünyaya açıldı hızla. Ekonomik, siyasi, kültürel birikimini ortaya çıkan yeni toplumsal yapılar ve bağımsız devletlerle paylaştı.</p>
<p>İçeride ve dışarıda ihtilaflar bir kenara bırakıldı, müşterek yönler ön plana çıkarıldı. Bu sayede Adriyatik&#8217;ten Çin Seddi&#8217;ne uzanan geniş bir coğrafyada varlığını hissettirir oldu Türkiye.</p>
<p>Ancak bu dönem 28 Şubat süreciyle kesintiye uğradı. Ülke tekrar içine kapandı. 1993-2003 yılları arasında dış dünya ile irtibat neredeyse asgari seviyelere indi.</p>
<p>2003&#8242;ten sonraki süreci biliyorsunuz.</p>
<p>AK Parti ile birlikte Türkiye yeniden çeperlerini içeride ve dışarıda zorlamaya başladı. Reformlar yaptı, ezber bozan stratejileri hayata geçirdi. Devleti ve sivil toplumuyla yaptığı güzel işler, onun dünyadaki itibarını artırdı.</p>
<p>Davos&#8217;taki &#8216;one minute&#8217; olayından sonra yeni bir kıskaçla karşı karşıya Türkiye.</p>
<p>Dün Türkiye&#8217;yi Misak-ı Milli sınırları içerisinde hapsetmek isteyenlerin amacı bu kez dışarıya açılan Türkiye&#8217;nin önünü kesmek.</p>
<p>Kim onlar?</p>
<p>Bölgedeki ağırlığını istemeyenler tabii ki&#8230;</p>
<p>Bunun için de içeride ve dışarıda Türkiye&#8217;yi &#8216;yalnızlaştırma&#8217; politikasını uyguluyorlar şimdi.</p>
<p>Kuşatmayı kırabilmenin yolu ise Deniz Feneri olayına da, Kürt meselesini kastederek &#8220;Kendi içimizde meseleleri çözme kabiliyetimiz var&#8221; diyen Cumhurbaşkanı Gül hakkında verilen yargı kararına da, Azerbaycan&#8217;la yaşanan sıkıntıya da, Ergenekon&#8217;u siyasi dava haline dönüştürmek isteyenlere de bu gözle bakmaktan geçiyor sanırım.</p>
<p>mehmet.yilmaz@zaman.com.tr</td>
</tr>
</tbody>
</table>

<p><a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/cXE-hhMofRV30Gj_T2DbE-CzKKg/0/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/cXE-hhMofRV30Gj_T2DbE-CzKKg/0/di" border="0" ismap="true"></img></a><br/>
<a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/cXE-hhMofRV30Gj_T2DbE-CzKKg/1/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/cXE-hhMofRV30Gj_T2DbE-CzKKg/1/di" border="0" ismap="true"></img></a></p><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/limonsuz/~4/U5xAUFPjhjM" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.limonsuz.com/kusatmayi-yarmanin-yolu-mehmet-yilmaz-547.html/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.limonsuz.com/kusatmayi-yarmanin-yolu-mehmet-yilmaz-547.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Kadir ve Hakim İsmi üzerine bir sual ve cevap</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/limonsuz/~3/ngqJ5TNdTRk/kadir-ve-hakim-ismi-uzerine-bir-sual-ve-cevap-544.html</link>
		<comments>http://www.limonsuz.com/kadir-ve-hakim-ismi-uzerine-bir-sual-ve-cevap-544.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 May 2009 06:31:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hizmet]]></category>

		<category><![CDATA[Sual-Cevap]]></category>

		<category><![CDATA[Allah]]></category>

		<category><![CDATA[dua]]></category>

		<category><![CDATA[İslâm]]></category>

		<category><![CDATA[Kadir ve Hakim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.limonsuz.com/?p=544</guid>
		<description><![CDATA[Kadîr-i Alîm ve Sâni-i Hakîm, kanuniyet şeklindeki âdâtının gösterdiği nizam ve intizamla, kudretini ve hikmetini ve hiçbir tesadüf işine karışmadığını izhar ettiği gibi; şüzuzat-ı kanuniye ile, âdetinin hârikalarıyla, tegayyürat-ı suriye ile, teşahhusatın ihtilafatıyla, zuhur ve nüzul zamanının tebeddülüyle meşietini, iradetini, fâil-i muhtar olduğunu ve ihtiyarını ve hiçbir kayıd altında olmadığını izhar edip yeknesak perdesini yırtarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Kadîr-i Alîm ve Sâni-i Hakîm, kanuniyet şeklindeki âdâtının gösterdiği nizam ve intizamla, kudretini ve hikmetini ve hiçbir tesadüf işine karışmadığını izhar ettiği gibi; şüzuzat-ı kanuniye ile, âdetinin hârikalarıyla, tegayyürat-ı suriye ile, teşahhusatın ihtilafatıyla, zuhur ve nüzul zamanının tebeddülüyle meşietini, iradetini, fâil-i muhtar olduğunu ve ihtiyarını ve hiçbir kayıd altında olmadığını izhar edip yeknesak perdesini yırtarak ve herşey, her anda, her şende, her şeyinde ona muhtaç ve rububiyetine münkad olduğunu ilam etmekle gafleti dağıtıp, ins ve cinnin nazarlarını esbabdan Müsebbib-ül Esbaba çevirir. Kuranın beyanatı şu esasa bakıyor. <br />
Meselâ: Ekser yerlerde bir kısım meyvedar ağaçlar bir sene meyve verir, yani rahmet hazinesinden ellerine verilir, o da verir. Öbür sene, bütün esbab-ı zahiriye hazırken meyveyi alıp vermiyor. Hem meselâ: Sair umûr-u lâzımeye muhalif olarak yağmurun evkat-ı nüzulü o kadar mütehavvildir ki, mugayyebat-ı hamsede dâhil olmuştur. Çünki vücudda en mühim mevki, hayat ve rahmetindir. Yağmur ise, menşe-i hayat ve mahz-ı rahmet olduğu için elbette o âb-ı hayat, o mâ-i rahmet, gaflet veren ve hicab olan yeknesak kaidesine girmeyecek. Belki doğrudan doğruya Cenab-ı Münim-i Muhyî ve Rahman ve Rahîm olan Zât-ı Zülcelal perdesiz, elinde tutacak; tâ her vakit dua ve şükür kapılarını açık bırakacak. Hem meselâ: Rızık vermek ve muayyen bir sîma vermek, birer ihsan-ı mahsus eseri gibi ummadığı tarzda olması; ne kadar güzel bir surette meşiet ve ihtiyar-ı Rabbaniyeyi gösteriyor. Daha tasrif-i hava ve teshir-i sehab gibi şuunat-ı İlahiyeyi bunlara kıyas et…&#8221;</span></span></span> </p>
<p><span><span><span>Yani Allah kendi koyduğu kanunun mahkumu değildir. İstediğini istediği gibi değiştirebilir. Hatta risalelerde: &#8220;Vaktinden evvel kıyamet kopmazsa&#8221; gibi ifadeler, korku-ümit dengesini hatırlatırken, herşeyin dizgininin de Onun elinde olduğunu, isterse, kıyamet tarihini değiştirebileceğ ini, Mürid-i Mutlak, Müreccih-i Hakiki olduğunu ders veriyor. Onun için sualinize yukarıdaki hakikatlara binaen diyebilirim ki, Allah dilerse, bir dua ile herşeyi değiştirebilir.İ stemezse ve Hikmeti iktiza etmezse, Peygamber dua etse de, hiç bir şeyi değiştirmez. </p>
<p>Fakat bunlar normal şartlar değil. Yani sebepler alemindeki tasarrufu, belli kanunlar dairesinde olur ve sebep ve şartlara bağlıdır. Bu Vahidiyeti gösterir. Her şeyde Hakim olan aynı kanunlardır. O zaman &#8220;herşeyin Hakimi birdir&#8221; manası görünür. <span>Amma</span> insan çok çabuk gaflete düştüğü için, herşeyde geçerli olan kanunlar, yeterliymiş gibi bir zanna kapılıp, herşeyi tabiata, kanunlara verecek ve Allahı unutacak veya inkar edecek. Onun için bazen kanunların fevkınde, üstünde, kanununu muvakkaten geçersiz kılarak,veya değiştirerek herşeyi her an idare ve icad edenin, kendisi olduğunu bir derece göstererek, her varlığa bizzat tasarruf ettiğini hissettirerek Ehadiyetini bildirir. </p>
<p>Onun için dua eder etmez, çoğunlukla netice vermez.<span>Kadir</span> ismini Hakim ismi sınırlar.</span></span></span></p>

<p><a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/YpkjqWCaUYWgSZ4wBJZ5ksltW24/0/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/YpkjqWCaUYWgSZ4wBJZ5ksltW24/0/di" border="0" ismap="true"></img></a><br/>
<a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/YpkjqWCaUYWgSZ4wBJZ5ksltW24/1/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/YpkjqWCaUYWgSZ4wBJZ5ksltW24/1/di" border="0" ismap="true"></img></a></p><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/limonsuz/~4/ngqJ5TNdTRk" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.limonsuz.com/kadir-ve-hakim-ismi-uzerine-bir-sual-ve-cevap-544.html/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.limonsuz.com/kadir-ve-hakim-ismi-uzerine-bir-sual-ve-cevap-544.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>ANNELER GÜNÜ NİYE HÜZÜNLÜDÜR?</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/limonsuz/~3/5nwIZ4F9N5c/anneler-gunu-niye-huzunludur-541.html</link>
		<comments>http://www.limonsuz.com/anneler-gunu-niye-huzunludur-541.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 May 2009 07:22:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ah Eski Günler]]></category>

		<category><![CDATA[Hatıralar]]></category>

		<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>

		<category><![CDATA[Anneler Günü]]></category>

		<category><![CDATA[hüzün]]></category>

		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>

		<category><![CDATA[yazarın hakkı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.limonsuz.com/?p=541</guid>
		<description><![CDATA[&#8216;Her evin önünde bir kahır abidesi oldu yine analar&#8217;
Bir anneler günü daha geride kaldı. Haber bültenleri, gazeteler 
onlara hak ettikleri değeri veremediğimizin somut pişmanlıklarıyla 
doluydu. Ajite müzikler eşliğinde yapılan dram haberleri bırakarak geçti gitti 2009’un da “Anneler Günü”.
Sanırım ana olmanın payına hep kahır, hüzün ve beklemek düşüyordu. Bu yüzden sevinçten çok hüzün getiriyordu gün. Analar göz yaşlarıyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="manset_ozet"><strong>&#8216;Her evin önünde bir kahır abidesi oldu yine analar&#8217;</strong></span></p>
<p><span class="manset_detay">Bir anneler günü daha geride kaldı. Haber bültenleri, gazeteler <br />
onlara hak ettikleri değeri veremediğimizin somut pişmanlıklarıyla <br />
doluydu. Ajite müzikler eşliğinde yapılan dram haberleri bırakarak geçti gitti 2009’un da “Anneler Günü”.</p>
<p>Sanırım ana olmanın payına hep kahır, hüzün ve beklemek düşüyordu. Bu yüzden sevinçten çok hüzün getiriyordu gün. Analar göz yaşlarıyla hatırlandı bir kere daha.</p>
<p>Ve anneler gününde yıllar önce okuduğum bir kitap geldi yine <br />
aklıma. Hekimoğlu İsmail’in Minyeli Abdullah’ı. </p>
<p>Evinde dini sohbetler ediyor diye, alıp götürüyorlardı Abdullah’ı <br />
diktanın muhafızları. 1 gün, 2 gün, 3 gün derken aylar, belki de yıllar <br />
geçiyordu. Cunta Abdullah’ı düşman ilan etmişti ya, çevresindeki herkes çil <br />
yavrusu gibi dağılmıştı. Akrabalarından, eşinden, dostlarından hatta <br />
zamandan ve gençliğinden bile daha vefalı biri vardı geride. <br />
Anası.</p>
<p>Evinin önünde bir kahır abidesi gibiydi yaşlı kadın. Bekledi oğlunu. <br />
Yıllarca her gün aynı yere oturup bekledi. Beklemekle geçirdiği her gün de <br />
yüzüne yeni bir çizgi olup oturdu. Esen yelden, uçan kuştan bile medet <br />
umar hale gelmişti ana. Ağzından çıkan her söz, okuyucunun içinde, bir yanardağ patlatacak kadar özlem doluydu. </p>
<p>“Abdullah’ı gören yok mu?” “Oğlumdan haber yok mu?” </p>
<p>Minyeli Abdullah bir romandı. Lakin hayal değil. Ne analar vardı <br />
içimizde Abdullah’ını özleyen. Elinde çocuğunun yıllar öncesine ait bir <br />
fotoğrafıyla kalakalmış. Öksüz bir çocuktan daha öksüz, yetimden daha <br />
yetim. Kolu kanadı kırık. Gülmeyi unutmuş. Anneler gününde bir mezar<br />
taşına sarılıp ağlamayı vuslat gören şehit anaları. “Rüyamda bir kerecik <br />
yüzünü göreyim” diye dua dua yalvaran eli öpülesi binlerce ana. </p>
<p>Ne analar vardı, evlatlarının mezar taşına sarılmanın bahtiyarlığına bile sahip olmayan. Onlarca yıldır her çıtırtıda, yüreği pır pır eden, her ocak başına geçtiğinde çocuğunun sevdiği yemeği pişiren, ama tek lokması boğazından geçmeyen. </p>
<p>Daha dün gibi hatırladılar bir kere daha, tıpkı o romandaki gibi, <br />
kapılarının çalınışını. Kendilerine devlet süsü vermiş kişilerin, türlü sebeplerle Abdullahları alıp götürüşünü.</p>
<p>Anneler gününde daha bir ümitle dinlediler belki rüzgarı, havayı, dışarıdan gelen ayak seslerini. Anneler gününde daha çok acıdı yürekleri. Daha çok kırıldı ümit. Ve ümitsizce sordular yine:<br />
“Abdullah’ımı gören yok mu?”. </p>
<p>Binlerce şehit anası, binlerce kayıp anası bir kere daha baktılar <br />
Silivri’ye doğru. Evladının kanı üzerinden iktidar hesabı yapanlara, ölüm çukuru mimarlarına, yargısız infazcılara beddualar döküldü dudaklardan…</p>
<p>Henüz şehitlerin hesabı sorulmadığından gülmedi yüzler, kayıpların hangi ihanetlerin susturulmuş şahitleri olduğu bulunmadığından sevinç getirmedi 10 Mayıs. Binlerce evin önünde Abdullah’ı için ağlayan birer kahır abidesi ana vardı yine. Belki de güzel ülkemizde bu yüzden Anneler Günü hüzünlü geçti yine. </span></p>
<p><span class="manset_detay"><strong>Nadir Kılıç - </strong><a href="http://www.samanyoluhaber.com/yazar-149584.html"><strong>http://www.samanyoluhaber.com/yazar-149584.html</strong></a></span></p>

<p><a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/OCRnTmDfFmkW7lCCQho7JLNKtYc/0/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/OCRnTmDfFmkW7lCCQho7JLNKtYc/0/di" border="0" ismap="true"></img></a><br/>
<a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/OCRnTmDfFmkW7lCCQho7JLNKtYc/1/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/OCRnTmDfFmkW7lCCQho7JLNKtYc/1/di" border="0" ismap="true"></img></a></p><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/limonsuz/~4/5nwIZ4F9N5c" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.limonsuz.com/anneler-gunu-niye-huzunludur-541.html/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.limonsuz.com/anneler-gunu-niye-huzunludur-541.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Bir kıssa ve bir ders</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/limonsuz/~3/SS68LgmDJhk/bir-kissa-ve-bir-ders-538.html</link>
		<comments>http://www.limonsuz.com/bir-kissa-ve-bir-ders-538.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 May 2009 07:08:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>

		<category><![CDATA[Hizmet]]></category>

		<category><![CDATA[Limonu Sevenlere]]></category>

		<category><![CDATA[İnsana Dair]]></category>

		<category><![CDATA[bir ders]]></category>

		<category><![CDATA[bir kıssa]]></category>

		<category><![CDATA[feraset]]></category>

		<category><![CDATA[önlem]]></category>

		<category><![CDATA[tedbir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.limonsuz.com/?p=538</guid>
		<description><![CDATA[Bir Kıssa: 1940-1950 yıllarında Alim bir Zat, Doğuda kasaba-kasaba dolaşıp,
Kur&#8217;an öğretiyor, namaz kıldırıyor, vaaz ediyormuş. Bir gün yolda giderken,
bakmış ki, karşıdan bir avcı geliyor. Omuzunda silahı, ellerinde kazma,
uzunca bir demir.Diğer omzunda bir çanta ve içinden sarkan paçavra
bezler.Yanında üç tane köpek.Biri büyük, biri orta, diğeri küçük. Alim zat
yaklaşıp, selam vermiş ve sormuş. &#8220;Nereye gidiyorsun.&#8221; Adam demiş.&#8221;Tilki
avlağa..&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bir Kıssa:</strong> 1940-1950 yıllarında Alim bir Zat, Doğuda kasaba-kasaba dolaşıp,<br />
Kur&#8217;an öğretiyor, namaz kıldırıyor, vaaz ediyormuş. Bir gün yolda giderken,<br />
bakmış ki, karşıdan bir avcı geliyor. Omuzunda silahı, ellerinde kazma,<br />
uzunca bir demir.Diğer omzunda bir çanta ve içinden sarkan paçavra<br />
bezler.Yanında üç tane köpek.Biri büyük, biri orta, diğeri küçük. Alim zat<br />
yaklaşıp, selam vermiş ve sormuş. &#8220;Nereye gidiyorsun.&#8221; Adam demiş.&#8221;Tilki<br />
avlağa..&#8221; Alim Zat sormuş. &#8220;Tüfeği anladımda bu üç köpek nedir?&#8221; Avcı:<br />
&#8220;Tilkiyi vuramazsam.Bu büyük köpek koşacak onu yakalayacak.  Boğacak. Ben de<br />
derisini yüzüp satacağım.Eğer büyük köpek yorulursa, bu ortanca çok iyi<br />
koşar. O yakalayıp, boğacak. Ben de derisini yüzüp satacağım. Olur ki, tilki<br />
dar bir deliğe girer. Bu iki köpek sığmazsa, bu küçük köpek deliğe girecek,<br />
onu boğacak.Ben de derisini yüzüp, çoluk-çoçuğa rızık almak için satacağım.&#8221;<br />
Alim Zat tebessüm etmiş ve demiş: &#8220;Peki bu kazma, uzun demir, paçavra ne<br />
işine yarıyor.&#8221;  Avcı der: &#8220;Ola ki tilkinin kaçtığı deliğe küçük köpek<br />
giremezse, bu kazma ile deliği açacağım.  Tilkiyi öldürüp, derisini<br />
yüzeceğim.  Oldu ki delik, kayadan, taştan olursa, kazamazsam bu uzun demir<br />
ile onu öldüreceğim. Ola ki girdiği delik, düz olmaz, girintili-çıkıntı lı<br />
olurda bu demir işe yaramazsa paçavrayı tutuşturup, deliğe<br />
sokacağım.Dumandan tilki çıkacak, onu öldürüp,derisini yüzüp, satacağım.&#8221;<br />
deyince.. Alim Zat demiş: &#8220;ula oğul, desene.. bu tilkinin işi, Allaha<br />
kaldı.&#8221;</p>
<p><strong>Çıkartılabilecek bir ders:</strong> Bu avcı kafaya takmış ki, tilkiyi avlayacak.<br />
Bütün ihtimalleri baştan düşünüp, her ihtimali ortadan kaldıracak, bir<br />
sebep, ve çözüm için bir alet bulmuş. Demek, denilebilir ki, biz de,<br />
nerede-hangi diyarda olursak olalim, hizmeti ulaştıracağımız<br />
kişileri-toplumu cok iyi tanıyarak, onların her bahanesine, her haline karşı<br />
hazırlıklı olmalıyız.  Bir kere denemeyle bırakmamalıyız. Kendimizi onlarin<br />
yerine koyarak, kendimizi onlardan addederek, karşımıza çikacak engellere<br />
karşı evvelden tedbir almalıyız.</p>

<p><a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/LRcf3TFJIIiD70ibi8x2gi3_4Yk/0/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/LRcf3TFJIIiD70ibi8x2gi3_4Yk/0/di" border="0" ismap="true"></img></a><br/>
<a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/LRcf3TFJIIiD70ibi8x2gi3_4Yk/1/da"><img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/LRcf3TFJIIiD70ibi8x2gi3_4Yk/1/di" border="0" ismap="true"></img></a></p><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/limonsuz/~4/SS68LgmDJhk" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.limonsuz.com/bir-kissa-ve-bir-ders-538.html/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.limonsuz.com/bir-kissa-ve-bir-ders-538.html</feedburner:origLink></item>
	</channel>
</rss>
