<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" version="2.0">

<channel>
	<title>Gorgoda</title>
	
	<link>http://www.gorgoda.com</link>
	<description>İnternet Dünyasının Başvuru Kaynağı</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Jul 2009 19:42:36 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" href="http://feeds.feedburner.com/gorgoda" type="application/rss+xml" /><item>
		<title>Besinlerin Özellikleri</title>
		<link>http://www.gorgoda.com/besinlerin-ozellikleri.html</link>
		<comments>http://www.gorgoda.com/besinlerin-ozellikleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Jul 2009 19:42:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mısır</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık ve Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gorgoda.com/?p=6734</guid>
		<description><![CDATA[UNLAR
Tahılların tanelerinin öğütülmesi ile elde edilen unlar, (buğday, arpa, çavdar, yulaf, pirinç,mısır) nişasta denilen bir tür şekerden oluşurlar. Nişasta, iki aylıktan küçük olan bebeklerin sindirim sistemlerine uygun değildir.
Piyasada çok çeşitli unlar vardır: Suda eriyenler, sütlü ve sütsüz olanlar şekerli ve şekersiz olanlar, kakaolular vs. Sütlü unlar anneler için çok pratiktir.
# Glüten İçermeyen Unlar
Glüten tahıllarda bulunan bir proteindir. Buğday, arpa, yulaf ve çavdarda bulunur, pirinç ve mısırda yoktur. Bazı bebeklerin sindirim sistemi glütene karşı tahammülsüzdür. Bu, çocukta büyüme bozukluğuna kadar gidebilecek sorunlara neden olabilir. Risk almamak için, bebek beş aylık oluncaya ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>UNLAR</p>
<p>Tahılların tanelerinin öğütülmesi ile elde edilen unlar, (buğday, arpa, çavdar, yulaf, pirinç,mısır) nişasta denilen bir tür şekerden oluşurlar. Nişasta, iki aylıktan küçük olan bebeklerin sindirim sistemlerine uygun değildir.</p>
<p>Piyasada çok çeşitli unlar vardır: Suda eriyenler, sütlü ve sütsüz olanlar şekerli ve şekersiz olanlar, kakaolular vs. Sütlü unlar anneler için çok pratiktir.</p>
<p># Glüten İçermeyen Unlar</p>
<p>Glüten tahıllarda bulunan bir proteindir. Buğday, arpa, yulaf ve çavdarda bulunur, pirinç ve mısırda yoktur. Bazı bebeklerin sindirim sistemi glütene karşı tahammülsüzdür. Bu, çocukta büyüme bozukluğuna kadar gidebilecek sorunlara neden olabilir. Risk almamak için, bebek beş aylık oluncaya kadar glütensiz unların kullanılması tavsiye edilir.</p>
<p># Miktarlar</p>
<p>Senelerce bebeklere un verildi ama son zamanlarda unları azaltma hatta hiç vermeme eğilimi ortaya çıktı. Unların en büyük mahsuru, şekere dönüşmüş kalori vermeleridir. Bu şekerlerin büyük bir bölümü vücutta depolanıp kilo aldırır ve gerçek bir yarar sağlamaz.</p>
<p>Çocuğunuza unlu mama vereceksiniz, yavaş yavaş başlatın : bebek üç aylık olunca basit ve glütensiz bir un seçin. Biberonuna önce bir kahve kaşığı un katın, sonra iki, daha sonra da üçe çıkartın. Çocuk altı aylık olunca, sütü koyu bir muhallebi haline gelecek ve kaşıkla verilebilecektir.</p>
<p>SEBZELER</p>
<p>Sebzeler bol miktarda vitamin ve madeni tuz içerirler. Bebeğe sebze dördüncü ve beşinci ayında püre veya çorba şeklinde verilir.</p>
<p>Klasik sebze çorbası, pırasa, havuç, patates ve birkaç salata yaprağı ile yapılır. Sebzeye havuç püresiyle başlayın. Sonra ıspanağı deneyin ama ıspanağın bağırsakları yumuşattığını unutmayın. Son zamanlarda brokoli de çok kullanılıyor. Bu sebzede çok vitamin vardır, hem de görünüşü çok güzeldir. Yeşil fasulyenin ishal yaptığı bilinmelidir.</p>
<p>Patates püresi , bebekler beş, altı aylık oldukları zaman verilir. Bazı anneler patates püresine başka sebzeler katıp, tadını bozarlar. Çocuklar patates püresine bayılırlar onları bu zevkten yoksun bırakmayın.</p>
<p># Havuç</p>
<p>Çocuğa en çok verilen sebzedir, çok faydalıdır ve çeşitli şekillerde kullanılabilir. Bebeklerin midesi tarafından çok iyi kabul edildiği için, verilen ilk sebzedir. Daha büyük çocuklara havuç, çiğ olarak verilir.</p>
<p>Havuç, A vitamine dönüşen karoten maddesi içerir. Havuç bebeklerin tenine, özellikle yüz ve avuç içine turuncumsu bir renk verir ama bu çabucak geçer. Havucun ishal durdurucu özelliği vardır.</p>
<p>Havuç çorbasının tarifi şöyledir: 500 gr. havuç yıkanır, soyulur, halka halka doğranır. Bir litre suda, hafif ateşte yumuşayıncaya kadar pişirilir. Düdüklü tencerede ise 10 dakika pişirmek yeterli olur. Bunu mikserden geçirin ve bir litreyi tamamlayana kadar su ve 2-3 gram tuz koyun. Çocuğa büyük delikli biberonla içirin ve 24 saat içinde tüketin. (Bu süre içinde de buzdolabında koruyun, kullanmadan önce çalkalayın.)</p>
<p># Patates</p>
<p>Bu sebze, nişasta ve madeni tuzlar (%20) içerir. Bebeğin beslenmesinde patates önemli bir yer tutar, kalori değeri dışında iki yararı daha vardır.</p>
<p>- Sıvı gıdalardan katı yemeklere geçiş yaparken çok büyük kolaylık sağlar çünkü sıvı, yarı sıvı ve katı hale girer.</p>
<p>- Et, balık, yumurta, sebzeler çocuğa tanıdığı ve sevdiği patates püresine katılarak, verilirse alışması daha kolay olur.</p>
<p>Çocuk 10-11 aylık olunca patates kızartması yiyebilir ve bunu çok sever. Kızartılmış olması kalori miktarını oldukça arttırır: 100 gram haşlanmış patateste 85 kalori vardır. Ama 100 gram kızarmış patateste 400 kalori vardır. Bunun için patates kızartması ara sıra verilmelidir ve mümkün olduğu kadar az yağlı, yumuşak ve az tuzlu olarak hazırlanmalıdır.</p>
<p># Lahana</p>
<p>Bebekler lahanayı pek sevmezler ayrıca lahananın hazmı zordur. Çocuk 3-4 yaşına gelmedikçe lahana verilmemelidir. Baklagiller, mercimek, kuru fasulye protein ve madeni tuzlar açısından çok zengindir(fosfor,demir) Ama hazımları zordur. Bu yüzden en erken 18 ayda verilmelidir. Sebze çorbalarına az miktarlarda katılarak, çocuk, yavaş yavaş alıştırılmalıdır.</p>
<p># Kırmızı Pancarlar</p>
<p>Çocuklar kırmızı pancarı severler. Bebekler 5-6 aylık olunca rendelenmiş olarak veya sebze çorbasına katılarak verilir.</p>
<p>Not:Pişmiş sebzeler soğukta saklanmazlarsa bozulurlar. Zaten pişmelerinden itibaren 24 saat içinde tüketilmeleri gerekir.</p>
<p>Havuç yiyen çocuğun dışkısında küçük parçalar olması, ıspanak yiyen çocuğun dışkısının yeşil olması ve pancar yiyen çocuğun çiş ve dışkısının olması gayet normaldir.</p>
<p>Sebzeler pişme esnasında, vitaminlerinin bir bölümünü kaybederler. Bazı önlemlerle bu vitamin kaybı önlenebilir:<br />
# Sebzeler yıkanırken suda uzun süre bekletilmemelidir.<br />
# Çok az kaynar suda mümkün olduğu kadar kısa sürede pişirilmelidir.<br />
# Patates kabuğu ile pişirilirse daha az vitamin kaybeder ama kabuk yedirilmemelidir. İlaçlı olabilir.<br />
# Sebzeler çocuklara yalnız vitamin sağlamakla kalmazlar, aynı zamanda içerdikleri selüloz sayesinde bağırsakların düzenli çalışmasında da önemli bir rol oynarlar.<br />
# Taze sebzelerin yanı sıra konserve ve dondurulmuş sebzelerde kullanılabilir. Bunlar güvenilir, kullanımı kolay, ekonomik ürünlerdir.</p>
<p>MEYVELER</p>
<p>Meyve, en önemli C vitamini kaynağımızdır ve çocuğun beslenmesinde önemli bir rol oynar. Meyve bebeklere erken yaşlarda verilebilir. Olgun olmak şartıyla, hemen hemen bütün meyveler verilebilir ama ilk olarak verilebilecek olanlar portakal, muz ve elmadır.</p>
<p># Portakal</p>
<p>C vitamini açısından çok zengin olduğu için, eskiden, biberonla beslenen bebeklere portakal suyu verilirdi, ama artık hazır satılan bebek sütlerine C vitamini ilave edilmektedir. Yine de, bebek kabul ediyorsa, ona portakal suyu verin. Yeni bir tat keşfedilmiş olur hem de kaşıkla tanışır. Ona bir kahve kaşığı portakal suyu biraz su ile karıştırılıp, gerekirse biraz şeker de katılarak verilir. Yavaş yavaş su miktarı azaltılır, portakal suyu arttırılır, sonunda hiç su konulmaz.</p>
<p># Muz</p>
<p>Nişasta açısında çok zengindir (%20). Olgunlaşmamış muzda, saf nişasta bulunur ve bu yüzden hazmı çok güçtür. Olgunlaşmış muzda ise nişasta basit türden bir şekere dönüşür ve hazmı daha kolay olur.</p>
<p>Muz, bebeklere 6-7 aylıkken verilebilir ancak muz olgun olmalı ve kaynar suda iki dakika kaynatılmalıdır. Daha sonra ezilmiş ve çiğ olarak verilir. İshale çok etkilidir, mikserden geçirilerek biberonla verilir.</p>
<p># Elma</p>
<p>Hem yeni doğmuş bebeğe hem yaşlılara, pişirilip, emzirerek verilir, canlılık kazanmalarını sağlanır. Muz gibi, elma da ishale karşı kullanılır, (bebek 6-7 aylık olmalıdır). İçerdiği selüloz sayesinde kabızlığa, pektin sayesinde de ishale iyi gelir.</p>
<p>- Kabızlığa Karşı: Çocuğunuza olgun bir elma yedirin. Elmayı iyice yıkayın ve soymayın. İçerdiği selüloz bağırsakta birikip, onu harekete geçirir.</p>
<p>- İshale Karşı: Olgun,soyulmuş, çekirdekleri çıkartılmış ve rendelenmiş elmadan, çocuğa, her saat başı iki tatlı kaşığı yedirilmelidir. İçindeki pektin toksinleri ve suyu alacaktır.</p>
<p>İlk başlarda bebeğe yalnız elma, portakal ve muz verilir. Sonra kayısı ve erik kompostosu ezilerek yedirilmeye başlanır. Bazı anneler kuru erik kompostosunun sadece kabızlık çeken çocuklara verildiğini düşünürler ama bu yanlıştır: Kuru erik kompostosu her zaman verilmelidir çünkü mükemmel bir bağırsak düzenleyicidir. Altı aydan büyük olan bebeklere, meyveler çiğ olarak(soyulup,ezilerek) verilir, böylece daha çok C vitamini almış olurlar. Şeftali, armut gibi soyulan meyveleri tercih edin, son zamanlarda her yerde rahat bulunan kivi de vermenizi tavsiye ederim. Kivide, limon ve portakaldan çok daha fazla C vitamini vardır.</p>
<p>Çocuklara iki yaşından itibaren her türlü meyve verilir. Meyveler olgun olmalı, küçük parçalara bölünerek verilmelidir. Erik bağırsakları yumuşatır,fazla miktarlarda yedirilmemelidir.</p>
<p># Çilek</p>
<p>Bazı çocuklarda döküntü ve kaşıntı yapar. Önce bir tane yedirin vücudunun tepkisini kontrol edin. Kışın, konserve ve dondurulmuş meyvelerden yararlanabilirsiniz.</p>
<p># Reçeller ve Kuru Yemişler</p>
<p>Fazla aşırıya kaçmamak şartıyla, çocuklara bir yaşından itibaren reçel verebilirsiniz.</p>
<p>Kuru incir ve hurma iki yaşından önce verilmemelidir. Fındık, badem, fıstık gibi kuruyemişler kesinlikle küçük çocuklara verilmemelidir. Hatta erişemeyecekleri yerlerde saklanmalıdır zira kolayca boğaza kaçıp boğulma vakalarına sebep olabilirler.</p>
<p>NOT:SEBZE VE MEYVELER ÇOCUĞUN BESLENME SİSTEMİNE 6-7 AYLIK OLDUĞU ZAMAN DAHİL EDİLİR. Bu yavaş yavaş yapılmalıdır. Önce, birkaç kahve kaşığı ezilmiş sebze veya meyve, biberona katılır. Çocuk bunu kabul ederse, miktarlar yavaş yavaş arttırılarak 50 sonra 100 grama ulaşır.</p>
<p># Et ve balık</p>
<p>En önemli protein kaynağıdır ve bebeklere beşinci aylarından itibaren verilir.</p>
<p>Önce sığır eti, sonra kuzu, sonra da dana, tavuk etleri verilir. Jambon verilebilir, ara sıra da salam yiyebilir. Balık da beş ile altı ay arasında, et ve yumurta ile değişimli olarak verilir. Çocuğa verilen balığın çok taze ve yağsız olması gerekir. Mezgit, dilbalığı gibi balıklar tercih edilmeli, ama uskumru, ringa balığı gibi yağlı balıklar verilmemelidir. Ara sıra, ona konserve sardalya veya ton balığı tattırabilirsiniz. Bazı çocuklar balığı hiç sevmezler o zaman et ve yumurtayla yetinin.</p>
<p>Et ve balık, 6-7 aylık olmuş çocuğa yavaş yavaş başlatılır. Önce 5 gram (bir kahve kaşığı), sonra 10 gram verilir, böyle devam ederek bir yaşına geldiği zaman 40-50 grama ulaşılır. Et ve balık çok iyi pişirilmeli ve pişirirken yağ kullanılmamalıdır.</p>
<p># Yumurta</p>
<p>Yumurtada, bir canlı varlığın yaratılması için gereken her madde bulunur, bu açıdan mükemmel bir besindir. Yumurtaya da, diğer besinlere olduğu gibi kademeli olarak başlatılmalıdır. Bazı çocuklar yumurtaya tahammül göstermezler, o zaman ısrar edilmemelidir. Yumurtanın çok taze olmasına dikkat edilmelidir.</p>
<p>Yumurta fazla verilirse, ishal,döküntü,kaşıntı yapabilir. 6-7 aylık bebeklere katı pişmiş yumurtanın sadece sarısı verilir, 10 aylık olunca da katı pişmiş yumurtanın tümü yedirilebilir. Rafadan yumurta ve tatlılara katılmış yumurtayı ise bir yaşına gelince yiyebilir. 15 aylık olunca, omlet ve sahanda yumurta verilir. Bunları pişirirken tereyağı kızdırılmamalıdır çünkü hazmı zorlaşır. Jöleli yumurta hiç verilmemelidir zira jöle hemen tüketilmezse gerçek bir mikrop yuvası haline gelir.</p>
<p># Yoğurt</p>
<p>Yoğurt, inek sütüne katılan laktik basillerin, sütteki laktozu, laktik aside dönüştürülmesi ile elde edilir. Yoğurt proteinlerin hazmedilmesine yardım eder ve kalsiyum vücut tarafından emilmesini kolaylaştırır.</p>
<p>Piyasada çeşit çeşit yoğurtlar bulunmaktadır: tam yağlı, yağı alınmış, meyveli olanların yanında ayranın hazır satılanı vardır. 120 gram yoğurt, protein ve kalsiyum açısından, 150 gram sütle aynı değerdedir. Süte alerjisi olan veya sütten bıkmış çocuklara süt yerine yoğurt verebilirsiniz.</p>
<p># Peynirler</p>
<p>Çocuğun büyümesi için gerekli madeni tuzlar, özellikle kalsiyum peynirlerde bol bol vardır. 30 gram gravyer peynirinde, 250 gram sütte olduğu kadar kalsiyum vardır. Süt gibi peynir de protein ve yağ içerir. Bu yüzden, çocuk süt içmek istemezse, peynir onun yerini tutar.</p>
<p>Çocuğa ilk olarak taze peynir verilir:yoğurt, çökelek peyniri gibi. Arkadan rendelenebilir, sert hamurlu pişmiş peynirler gelir: çorbasına ve sebze püresine kaşar, gravyer gibi peynirler katılır. (6-7 aylık bebeklerde 1-2 kahve kaşığı ) Mayalanmış peynirler (rokfor , kamamber vs) 6-7 aylık olan bebeklere verilebilir.</p>
<p># Tahıllar</p>
<p>Bebek 10-11 aylık olunca, corn flakes, müsli gibi kavrulmuş tahıllar, sıcak veya ılık sütle , biraz da şeker katılarak verilir. Çocuklar genellikle bunlardan çok hoşlanırlar ama şeker katılmış olanlar pek tavsiye edilmemektedir.</p>
<p># Makarna</p>
<p>Küçük harfler veya minik şekiller çorbasına katılabilir. 8-9 aylık olan bebeğe normal şekilde pişirilmiş makarna verilebilir.</p>
<p>EKMEK, BİSKÜVİ VE HAMUR İŞLERİ</p>
<p># Pastalar</p>
<p>Kuru bisküviler 6-7 aylıktan itibaren, süte ufak ufak doğranır ya da emmesi için eline verilir. Kremalı bisküvi ve pastalar 2 yaşından önce verilmemelidir.</p>
<p># Ekmek</p>
<p>18 aylık oluncaya kadar, çocuğa emmesi için verilen ekmek kabuğu, verilir. Ekmek iyice çiğnenmediği zaman hazmı zor olan bir besindir onun için çocuğa ekmek 18 ayından sonra verilmelidir. İkindi kahvaltısında, reçel ve bal sürülmüş olarak yedirilebilir.</p>
<p># Çikolata, kakao</p>
<p>Kakaolu unlar, 8-10 aylıkken başlatılabilir. Daha sonraları, ara sıra bir parça çikolata verilse de bu bir alışkanlık haline gelmemelidir.</p>
<p># Dondurma</p>
<p>Çocuğa 3 yaşından önce dondurma yedirmeyin, sonra da, ya iyi bir marka seçin ya da bildiğiniz gibi iyi bir pastanenin dondurmasını alın. Açıkta satılan dondurmalar, çocuğunuzun sağlına zarar verilebilir.</p>
<p># Şekerlemeler</p>
<p>Diş çürümesi iştah kaybı, mide ve bağırsak bozuklukları: bunlar şekerin zararlarının yalnızca birkaç tanesidir. Gece yatmadan önce verilen şeker daha da fazla zarar verir. Dişlerin arasında kalan şeker asitleri, çürüklerin oluşmasını hızlandırır. Ayrıca, ağzında şekerle uyuyan çocuğun boğulma tehlikesi de vardır.</p>
<p># İçecekler</p>
<p>Çocuk katı mamalara başlatılınca, artık ona içecek vermek gerekir. Sadece su vermek yeterlidir. Gazlı içecekler, fazla kalori içeren şekerli meyve suları ve tabii ki alkollü içkiler verilmemelidir.</p>
<p># Hazır Mamalar</p>
<p>Hazır mamalar çok sıkı kontrolden geçmiş et, sebze ve meyveler kullanılarak imal edilir. Zehirli olabilecek böcek ilaçları, suni gübreler, nitratları içermeyen ürünler kullanılır. Şeker, protein oranları yönetmeliklerle kurallara bağlanmıştır. Bu mamaların diğer bir avantajı da çok ince ezilmiş olup, kolayca hazmedilmesidir. Bebekler bu mamaları severek yerler. Ayrıca, bir kaşık mamayı biberonla karıştırıp, bebeğin sebzeleri kabul edip etmediğini kontrol etmek çok kolay olur.</p>
<p>Uzun hazırlama işlemlerine gerek kalmadan, hazır mamalar sayesinde, bebeği yeni besinlere başlatabilirsiniz. Mevsim ne olursa olsun, her türlü sebze ve meyvanın elinizin altında bulunması da bu hazır mamalar sayesinde mümkün olur. Hazır bebek mamaları, tatillerde, seyahatlerde, telaşlı zamanlarda annelerin işini çok kolaylaştırır.</p>
<p>Ama hazır mamaların bazı sakıncaları da vardır. Bazı ailelere fiyatı pahalı gelmektedir. Bu mamaların tatları birbirine benzer(meyveler hariç) bunu siz de tadarak fark edebilirsiniz. Çocuğunuzu devamlı bu mamalarla beslerseniz, onun damak zevkini geliştiremezsiniz.</p>
<p>Sonuç olarak, bu mamaları yeni gıdalara başlatmak için veya tatillerde işinizi azaltmak için kullanabilirsiniz. Ama çocuğu yalnız bu mamalarla beslemek veya bunları uzun süre kullanmak sakıncalıdır.</p>
<p>DİKKAT:Açılan hazır mama buzdolabında korunmalı ve 48 saat içinde tüketilmelidir.</p>
<p># Dondurulmuş besinler</p>
<p>Dondurulmuş gıdaların bebeklere verilip verilemeyeceğini soran mektuplar artarak gelmeye devam ediyor.</p>
<p>Dondurulmuş gıdalardan hoşlanıyorsanız, onları mutfağınızda kullanıyorsanız, bebeğinize de verebilirsiniz. Ama bir şartla: son kullanma tarihini kesinlikle geçirmeyin, kullanma talimatı okuyun ve ona uyun. Çözülmüş bir gıda maddesini kesinlikle tekrar dondurmayın ve 24 saat içinde bitirin.</p>
<p>Taze sebzeden çorba ve püre yapacağınız zaman biraz fazla yapın, bunu küçük kavanozlara koyup dondurun. Dondurularak korunan gıdalar, besin değerlerini kaybetmezler, vitaminleri yok olmaz, hiçbir koruyucu madde ilavesi gerekmez.</p>
<p>Ezilmiş et ve tablet halinde dondurulmuş et, balık, sebze ve meyveler satılmaktadır. Bunlar az miktarda hazırlanacak mamalar için çok pratiktir.</p>
<p>Bunları çok az suda ve kısa sürede pişirmelidir, daha az vitamin kaybı olur. En ideali mikrodalga fırında 1 dakika tutmak yada düdüklüde pişirmektir. Dondurulmuş ve taze gıda maddeler karıştırılabilir, örneğin dondurulmuş et ve balıkla taze sebze püresi gibi.</p>
<p>Dondurulmuş etlerin ve sebzelerin tadı tazeleri gibi değildir. Bu yüzden taze ve dondurulmuş maddeleri aynı zamanda vermek doğrudur.</p>
<p>Çocuğun ihtiyaçlarını karşılamak için dengeli ve çeşitli bir beslenme sistemi gerekir.</p>
<p>Çocuk bebekken fazla bir seçeneği yoktur, yalnızca süt içer. Bütün öğünler birbirinin aynıdır. 4 ila 12 ay arasında sürekli yeni gıdalar ilave edilir. Doktorunuzla sık sık konuşup onun tavsiyelerine göre hareket ediniz. Çocuk 1 yaşına gelince çok çeşitli şeyler yiyebilecek durumdadır. Doktor artık daha genel tavsiyeler verir , her öğünün ayrıntılarına girmez. Artık çocuklarının iyi beslenmesi anne ve babalarının işidir.</p>
<p>Kaynak: Çocuğumu Büyütüyorum, Laurence Pernoud, E Yayınları</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gorgoda.com/besinlerin-ozellikleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Trafo</title>
		<link>http://www.gorgoda.com/trafo.html</link>
		<comments>http://www.gorgoda.com/trafo.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Jul 2009 08:21:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mısır</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Araç ve gereçler]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[ifadesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Manası]]></category>
		<category><![CDATA[Nasıldır]]></category>
		<category><![CDATA[Ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Terimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gorgoda.com/?p=6732</guid>
		<description><![CDATA[Transformatörün kısaltılmış şekli. Transformatör, demir bir çekirdek üzerine sarılmış, birbirinden yalıtılmış sarım sayıları farklı iki akım makarasından oluşur. Transformatörler, aynı frekansta; fakat yoğunluğu ya da gerilimi genellikle farklı olan bir ya da birçok akım sistemini değişik bir akım sistemine dönüştüren, statik araç ve dönüştürücülerdir. Gerilimin azaltılmasını ya da çoğaltılmasını sağlayan araçlardır.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Transformatörün kısaltılmış şekli. Transformatör, demir bir çekirdek üzerine sarılmış, birbirinden yalıtılmış sarım sayıları farklı iki akım makarasından oluşur. Transformatörler, aynı frekansta; fakat yoğunluğu ya da gerilimi genellikle farklı olan bir ya da birçok akım sistemini değişik bir akım sistemine dönüştüren, statik araç ve dönüştürücülerdir. Gerilimin azaltılmasını ya da çoğaltılmasını sağlayan araçlardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gorgoda.com/trafo.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Trafik Lambası</title>
		<link>http://www.gorgoda.com/trafik-lambasi.html</link>
		<comments>http://www.gorgoda.com/trafik-lambasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Jul 2009 08:19:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mısır</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[İcatlar]]></category>
		<category><![CDATA[ifadesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Manası]]></category>
		<category><![CDATA[Nasıldır]]></category>
		<category><![CDATA[Ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Terimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gorgoda.com/?p=6730</guid>
		<description><![CDATA[Trafik lâmbası ilk kez 1868 yılında, Londra&#8217;da kullanıldı. Henüz motorlu araçların icat edilmediği tarihlerde, at arabalarının yoğun olduğu bazı caddelerde, gaz lâmbasıyla trafiğin düzenlenmesi amacıyla kullanılmıştı. Bugün, motorlu taşıt ve yaya trafiğinin sağlıklı olarak işleyebilmesi için trafik lâmbaları o tarihlere göre çok daha fazla önem taşımaktadır.
Günümüzde kullanılan trafik lâmbasının patenti ABD&#8217;li Garrett Augustus Morgan&#8217;a aittir. Morgan, buluşunun patentini 1923 tarihinde aldı ve buluşunu bir süre sonra General Electric şirketine sattı.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Trafik lâmbası ilk kez 1868 yılında, Londra&#8217;da kullanıldı. Henüz motorlu araçların icat edilmediği tarihlerde, at arabalarının yoğun olduğu bazı caddelerde, gaz lâmbasıyla trafiğin düzenlenmesi amacıyla kullanılmıştı. Bugün, motorlu taşıt ve yaya trafiğinin sağlıklı olarak işleyebilmesi için trafik lâmbaları o tarihlere göre çok daha fazla önem taşımaktadır.</p>
<p>Günümüzde kullanılan trafik lâmbasının patenti ABD&#8217;li Garrett Augustus Morgan&#8217;a aittir. Morgan, buluşunun patentini 1923 tarihinde aldı ve buluşunu bir süre sonra General Electric şirketine sattı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gorgoda.com/trafik-lambasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Trafik</title>
		<link>http://www.gorgoda.com/trafik.html</link>
		<comments>http://www.gorgoda.com/trafik.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Jul 2009 08:18:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mısır</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[ifadesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Manası]]></category>
		<category><![CDATA[Nasıldır]]></category>
		<category><![CDATA[Ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Terimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gorgoda.com/?p=6728</guid>
		<description><![CDATA[Yayaların, hayvanların ve taşıtların kara yolu; trenlerin demir yolu; gemilerin deniz yolu; uçakların hava yolu üzerindeki hareketleri. Tüm bu taşıtların ve yayaların ulaşım yollarını kullanmaları belirli kurallara bağlanmıştır.
Türkiye&#8217;de trafik, 1983 tarihli Kara Yolları Trafik Kanunu ile düzenlenmiştir. Araçların trafiğe çıkabilmesi için gerekli işlemler ve belgeler, araçların hangi koşullarda trafiğe çıkabileceğini düzenleyen kurallar, trafiğin düzenlenmesi Emniyet Genel Müdürlüğünün görev ve yetkisindedir. Türkiye&#8217;de sürücü belgesi bulunmayan kişiler trafiğe çıkamaz. Sürücüler trafik kurallarına, ışıklara ve trafik polisinin uyarılarına uymak zorundadır. Ayrıca yayaların da trafik kurallarına uymaları hem can güvenlikleri hem de trafiğin akışının ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yayaların, hayvanların ve taşıtların kara yolu; trenlerin demir yolu; gemilerin deniz yolu; uçakların hava yolu üzerindeki hareketleri. Tüm bu taşıtların ve yayaların ulaşım yollarını kullanmaları belirli kurallara bağlanmıştır.</p>
<p>Türkiye&#8217;de trafik, 1983 tarihli Kara Yolları Trafik Kanunu ile düzenlenmiştir. Araçların trafiğe çıkabilmesi için gerekli işlemler ve belgeler, araçların hangi koşullarda trafiğe çıkabileceğini düzenleyen kurallar, trafiğin düzenlenmesi Emniyet Genel Müdürlüğünün görev ve yetkisindedir. Türkiye&#8217;de sürücü belgesi bulunmayan kişiler trafiğe çıkamaz. Sürücüler trafik kurallarına, ışıklara ve trafik polisinin uyarılarına uymak zorundadır. Ayrıca yayaların da trafik kurallarına uymaları hem can güvenlikleri hem de trafiğin akışının engellenmemesini sağlar.</p>
<p>Trafiğin yoğun olduğu yollarda, yayaların güven içinde karşıdan karşıya geçebilmesi için alt ve üst geçitler yapılmıştır. Ayrıca bazı kavşaklarda, trafik ışıklarının yanında trafik polisleri de bulunur. Böyle yerlerde yayalar, önceliği trafik polisinin komutlarına vermek zorundadır.</p>
<p>Günümüzde deniz ve hava taşıtları da belirli kurallar içinde seyrederler. Hava limanlarında bulunan kontrol kuleleri, uçakların güvenli iniş kalkışlarını sağlar. Deniz trafiğinin düzenlenmesi ve denetlenmesinde de bayrak, ışık ve ses gibi çeşitli iletişim yöntemlerine başvurulur.</p>
<p>Bugün en büyük sorunlardan biri olan trafik kazalarının önlenebilmesi için, sürücülerin ve yayaların trafik kurallarına uyması gerekir. Bunun için okullarda, radyo ve televizyonda halkı eğitici programlar yapılmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gorgoda.com/trafik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Trabzon Rum İmparatorluğu</title>
		<link>http://www.gorgoda.com/trabzon-rum-imparatorlugu.html</link>
		<comments>http://www.gorgoda.com/trabzon-rum-imparatorlugu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Jul 2009 08:18:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mısır</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih ve Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Devletler]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[ifadesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Manası]]></category>
		<category><![CDATA[Nasıldır]]></category>
		<category><![CDATA[Ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Terimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gorgoda.com/?p=6726</guid>
		<description><![CDATA[Dördüncü Haçlı Seferleri sırasında İstanbul&#8217;un Lâtinler tarafından alınması üzerine buradan kaçan Komnenos ailesinin bugünkü Trabzon yöresinde kurduğu devlettir.
1204 yılında Aleksios Komnenos tarafından kurulmuştur. Karadeniz Ereğlisi&#8217;nden Batum&#8217;a kadar uzanan Karadeniz kıyılarını ele geçiren Aleksios, imparatorluğunu ilân ettikten sonra, Selçuklular Trabzon&#8217;u kuşattılar. Birçok bölgeyi ele geçirdiler. İmparator Aleksios esir alındı. Bunun üzerine 1214 yılında yapılan antlaşmada, Trabzon Rum İmparatorluğu Anadolu Selçuklu Devleti&#8217;ne her yıl düzenli olarak vergi ve askeri destek vermeyi kabul etti. 1221 yılında antlaşmanın bozulması üzerine, Anadolu Selçuklu Devleti ikinci kez Trabzon&#8217;u kuşattı. Bu kez yapılan anlaşma 1243 yılında yapılan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dördüncü Haçlı Seferleri sırasında İstanbul&#8217;un Lâtinler tarafından alınması üzerine buradan kaçan Komnenos ailesinin bugünkü Trabzon yöresinde kurduğu devlettir.</p>
<p>1204 yılında Aleksios Komnenos tarafından kurulmuştur. Karadeniz Ereğlisi&#8217;nden Batum&#8217;a kadar uzanan Karadeniz kıyılarını ele geçiren Aleksios, imparatorluğunu ilân ettikten sonra, Selçuklular Trabzon&#8217;u kuşattılar. Birçok bölgeyi ele geçirdiler. İmparator Aleksios esir alındı. Bunun üzerine 1214 yılında yapılan antlaşmada, Trabzon Rum İmparatorluğu Anadolu Selçuklu Devleti&#8217;ne her yıl düzenli olarak vergi ve askeri destek vermeyi kabul etti. 1221 yılında antlaşmanın bozulması üzerine, Anadolu Selçuklu Devleti ikinci kez Trabzon&#8217;u kuşattı. Bu kez yapılan anlaşma 1243 yılında yapılan Kösedağ Savaşı&#8217;na kadar sürdü. Anadolu Selçuklu Devleti ile Moğollar arasında yapılan Kösedağ Savaşı, Moğollar&#8217;ın Anadolu&#8217;yu ele geçirmesiyle sonuçlanınca, Trabzon Rum İmparatorluğu Moğollar&#8217;a vergi vermeye başladı.</p>
<p>Anadolu&#8217;daki Moğol işgali sona erince, Trabzon Rum İmparatorluğu Türkmen akınlarıyla mücadele etmeye başladı. Osmanlı Devleti&#8217;nin güçlenmesiyle birlikte, Trabzon Rum İmparatorluğu ile Osmanlılar arasında anlaşmazlıklar ortaya çıktı. Osmanlı sultanı II. Murat Trabzon&#8217;a bir sefer düzenlemeye karar verdi. Karadan ve denizden yapılan saldırı sonucu, Trabzon Rum İmparatorluğu barış istemek zorunda kaldı ve vergi vermeyi kabul etti.</p>
<p>1458 yılında David Komnenos Osmanlılara verilen vergiyi kesti. Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet Trabzon üzerine bir sefer düzenleyerek bu devleti 1461 yılında ele geçirdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gorgoda.com/trabzon-rum-imparatorlugu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Trabzon Hurması</title>
		<link>http://www.gorgoda.com/trabzon-hurmasi.html</link>
		<comments>http://www.gorgoda.com/trabzon-hurmasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Jul 2009 08:17:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mısır</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğa ve Canlılar]]></category>
		<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[ifadesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Manası]]></category>
		<category><![CDATA[Meyveler]]></category>
		<category><![CDATA[Nasıldır]]></category>
		<category><![CDATA[Ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Terimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gorgoda.com/?p=6724</guid>
		<description><![CDATA[Anayurdu Çin ve Japonya olan abanozgiller (Ebenacae) ailesinin meyve ağacı ve bu ağacın yenebilen meyvelerine verilen ad. Kışın yapraklarını döken, bodur ve seyrek dalları olan bu bitki, aynı zamanda bahçe süslemelerinde de kullanılır. Elips şeklinde, üst yüzü parlak koyu yeşil, alt yüzü tüylü olan yaprakları vardır. Yaz başında açan sarımsı beyaz çiçekleri sonbaharda her biri ortalama 5-8 cm büyüklüğünde, kırmızı ya da turuncu domatese benzer meyveler verir. A vitamini ve biraz da C vitamini bulunmaktadır. Trabzon hurması Türkiye&#8217;nin batı ve güney sahillerindeki maki bitkileri arasında yetişir.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Anayurdu Çin ve Japonya olan abanozgiller (Ebenacae) ailesinin meyve ağacı ve bu ağacın yenebilen meyvelerine verilen ad. Kışın yapraklarını döken, bodur ve seyrek dalları olan bu bitki, aynı zamanda bahçe süslemelerinde de kullanılır. Elips şeklinde, üst yüzü parlak koyu yeşil, alt yüzü tüylü olan yaprakları vardır. Yaz başında açan sarımsı beyaz çiçekleri sonbaharda her biri ortalama 5-8 cm büyüklüğünde, kırmızı ya da turuncu domatese benzer meyveler verir. A vitamini ve biraz da C vitamini bulunmaktadır. Trabzon hurması Türkiye&#8217;nin batı ve güney sahillerindeki maki bitkileri arasında yetişir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gorgoda.com/trabzon-hurmasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Trablusgarp Array Savaşı</title>
		<link>http://www.gorgoda.com/trablusgarp-array-savasi.html</link>
		<comments>http://www.gorgoda.com/trablusgarp-array-savasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Jul 2009 08:16:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mısır</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih ve Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[ifadesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Manası]]></category>
		<category><![CDATA[Nasıldır]]></category>
		<category><![CDATA[Ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Savaşlar]]></category>
		<category><![CDATA[Terimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gorgoda.com/?p=6722</guid>
		<description><![CDATA[İtalya, 1870 yılında, bugün Libya olarak bilinen Kuzey Afrika&#8217;daki Trablusgarp ve Bingazi&#8217;yi ele geçirmeyi plânlamıştı. 19. yüzyılda İngiltere Mısır&#8217;ı, Fransa da Tunus&#8217;u ele geçirmişti. İtalya, İngiltere ve Fransa ile yaptığı gizli antlaşmalarla Trablusgarp&#8217;ı işgal etme onayını aldı. İtalya hazırlıklarını tamamladıktan sonra, Osmanlı Devleti&#8217;nden Trablusgarp&#8217;ı kendisine bırakmasını istedi. İsteğinin reddedilmesi üzerine, 29 Eylül 1911&#8242;de İtalya Osmanlı Devleti&#8217;ne savaş açtı ve 5 Ekim 1911&#8242;de Trablusgarp&#8217;a asker çıkarttı. Hızlı bir şekilde ilerleyen İtalyan ordusu, Derne, Tobruk ve Bingazi&#8217;yi kısa bir süre içinde ele geçirdi.
Osmanlı ordusu içinde bulunan bazı subaylar Trablusgarp&#8217;ı savunmak için gizlice ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İtalya, 1870 yılında, bugün Libya olarak bilinen Kuzey Afrika&#8217;daki Trablusgarp ve Bingazi&#8217;yi ele geçirmeyi plânlamıştı. 19. yüzyılda İngiltere Mısır&#8217;ı, Fransa da Tunus&#8217;u ele geçirmişti. İtalya, İngiltere ve Fransa ile yaptığı gizli antlaşmalarla Trablusgarp&#8217;ı işgal etme onayını aldı. İtalya hazırlıklarını tamamladıktan sonra, Osmanlı Devleti&#8217;nden Trablusgarp&#8217;ı kendisine bırakmasını istedi. İsteğinin reddedilmesi üzerine, 29 Eylül 1911&#8242;de İtalya Osmanlı Devleti&#8217;ne savaş açtı ve 5 Ekim 1911&#8242;de Trablusgarp&#8217;a asker çıkarttı. Hızlı bir şekilde ilerleyen İtalyan ordusu, Derne, Tobruk ve Bingazi&#8217;yi kısa bir süre içinde ele geçirdi.</p>
<p>Osmanlı ordusu içinde bulunan bazı subaylar Trablusgarp&#8217;ı savunmak için gizlice Trablusgarp&#8217;a gitti. Bu dönemde Trablusgarp&#8217;ın karadan ve denizden Osmanlı Devleti&#8217;yle bağlantısı yoktu. Mustafa Kemal ve Enver Bey gibi gönüllü askerler İngilizlerin elinde bulunan Mısır&#8217;dan gizlice geçerek Trablusgarp&#8217;a ulaştılar. Burada yerli halkı teşkilatlândırarak İtalyanlarla mücadele ettiler. Bu mücadeleler arasında Derne ve Tobruk cephelerinde başarılı savunma savaşları yaptılar. İtalyanlar gördükleri direniş karşısında ancak kıyılarda tutunabildiler. İtalyanlar, Osmanlı Devleti&#8217;ni barış yapmaya zorlamak için Ege Denizi&#8217;nde bulunan on iki adayı işgal etti. Balkan Savaşı&#8217;nın başlaması üzerine, 15-18 Ekim 1921 tarihleri arasında Osmanlı-İtalyan delegeleri arasında imzalanan Uşi Antlaşması ile Trablusgarp Savaşı sona erdi. Bu antlaşma ile Trablusgarp ve Bingazi İtalyanlara verildi. On iki ada ise Yunan işgalini önlemek için geçici olarak İtalya&#8217;ya bırakıldı. Trablusgarp Savaşı&#8217;yla Osmanlı Devleti Kuzey Afrika&#8217;daki son toprağını da kaybetmiş oldu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gorgoda.com/trablusgarp-array-savasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tozlaşma</title>
		<link>http://www.gorgoda.com/tozlasma.html</link>
		<comments>http://www.gorgoda.com/tozlasma.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Jul 2009 08:15:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mısır</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim ve Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[ifadesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Manası]]></category>
		<category><![CDATA[Nasıldır]]></category>
		<category><![CDATA[Ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Terimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gorgoda.com/?p=6720</guid>
		<description><![CDATA[Çiçekler ve tohumlu bitkilerin üreme organlarıdır. Çiçeğin ana görevi tohum oluşturmaktır. Çiçekte bir dişi bir de erkek organ bulunur. Bazı bitkilerde erkek ve dişi organlar ayrı çiçeklerde bulunur. Erkek organın ürettiği polenler dişi organdaki yumurta hücresine ulaştığında, döllenme meydana gelir.
Çiçeğin erkek organları, ipçik adını alan ince bir sapla, bunun tepesindeki başçıktan oluşur. Başçık içinde polen adını alan çiçek tozları bulunur.
Dişi organ, içinde embriyo kesesi bulunan yumurtalık, uzun dişicik borusu ve yapışkan tepecikten oluşmuştur.
Çiçeğin renkli taç yaprakları, dişi ve erkek organları korudukları gibi tozlaşmayla da ilgilidirler. Tozlaşması rüzgâr aracılığıyla olan çiçeklerde, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çiçekler ve tohumlu bitkilerin üreme organlarıdır. Çiçeğin ana görevi tohum oluşturmaktır. Çiçekte bir dişi bir de erkek organ bulunur. Bazı bitkilerde erkek ve dişi organlar ayrı çiçeklerde bulunur. Erkek organın ürettiği polenler dişi organdaki yumurta hücresine ulaştığında, döllenme meydana gelir.</p>
<p>Çiçeğin erkek organları, ipçik adını alan ince bir sapla, bunun tepesindeki başçıktan oluşur. Başçık içinde polen adını alan çiçek tozları bulunur.</p>
<p>Dişi organ, içinde embriyo kesesi bulunan yumurtalık, uzun dişicik borusu ve yapışkan tepecikten oluşmuştur.</p>
<p>Çiçeğin renkli taç yaprakları, dişi ve erkek organları korudukları gibi tozlaşmayla da ilgilidirler. Tozlaşması rüzgâr aracılığıyla olan çiçeklerde, polenlerin kolayca yayılabilmesi için taç yapraklar küçüktür. Böcekler aracılığıyla tozlaşan bitkilerde taç yapraklar, böcekleri çekebilmek için büyük, renkli ve güzel kokuludurlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gorgoda.com/tozlasma.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Totaliter Devlet</title>
		<link>http://www.gorgoda.com/totaliter-devlet.html</link>
		<comments>http://www.gorgoda.com/totaliter-devlet.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Jul 2009 10:49:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mısır</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[ifadesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Manası]]></category>
		<category><![CDATA[Nasıldır]]></category>
		<category><![CDATA[Ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Terimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gorgoda.com/?p=6718</guid>
		<description><![CDATA[Bütün yetkileri bir elde toplayıp, insan hak ve özgürlüklerinin hiçbirini tanımayan, terör, baskı ve zulme dayalı yönetim yapan devlet. Totaliter devlete örnek olarak faşizm verilebilir.
Totaliter rejimlerde tüm üretim faktörleri devlet tarafından sahiplenilmiştir ve özel mülkiyet söz konusu değildir ya da çok sınırlıdır. Totaliterizmde ekonomik ve siyasi özgürlükler ya yoktur ya da oldukça sınırlıdır. Ekonomik özgürlüğün olmaması; üretici için teşebbüs özgürlüğünün, tüketici içinse tercih özgürlüğünün olmaması anlamına gelir. Totaliter rejimlerde demokrasi, yani halkın egemenliği değil, bürokrasinin egemenliği söz konusudur.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bütün yetkileri bir elde toplayıp, insan hak ve özgürlüklerinin hiçbirini tanımayan, terör, baskı ve zulme dayalı yönetim yapan devlet. Totaliter devlete örnek olarak faşizm verilebilir.</p>
<p>Totaliter rejimlerde tüm üretim faktörleri devlet tarafından sahiplenilmiştir ve özel mülkiyet söz konusu değildir ya da çok sınırlıdır. Totaliterizmde ekonomik ve siyasi özgürlükler ya yoktur ya da oldukça sınırlıdır. Ekonomik özgürlüğün olmaması; üretici için teşebbüs özgürlüğünün, tüketici içinse tercih özgürlüğünün olmaması anlamına gelir. Totaliter rejimlerde demokrasi, yani halkın egemenliği değil, bürokrasinin egemenliği söz konusudur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gorgoda.com/totaliter-devlet.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tosbağa Otu</title>
		<link>http://www.gorgoda.com/tosbaga-otu.html</link>
		<comments>http://www.gorgoda.com/tosbaga-otu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Jul 2009 10:49:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mısır</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğa ve Canlılar]]></category>
		<category><![CDATA[Açıklamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[ifadesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Manası]]></category>
		<category><![CDATA[Nasıldır]]></category>
		<category><![CDATA[Ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Terimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gorgoda.com/?p=6716</guid>
		<description><![CDATA[(Alkanna orientalis) Çiçek rengi açık sarı olan tosbağa otu, 30-80 cm&#8217;ye kadar uzayabilen, çok yıllık otsu bir bitkidir. Çiçeklenme dönemi nisan ve ağustos ayları arasındadır. Türkiye&#8217;de yalnızca Bilecik&#8217;te görülen bitki, stepte, kayalık ve volkanik alanlarda yetişir. Tosbağa otundan, bazı ilâç ve kozmetiklere renk vermek ve ayrıca bitkisel boya elde etmekte yararlanılır.
Tosbağa otu, koruma önlemleri gerektiren bir bitkidir.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>(Alkanna orientalis) Çiçek rengi açık sarı olan tosbağa otu, 30-80 cm&#8217;ye kadar uzayabilen, çok yıllık otsu bir bitkidir. Çiçeklenme dönemi nisan ve ağustos ayları arasındadır. Türkiye&#8217;de yalnızca Bilecik&#8217;te görülen bitki, stepte, kayalık ve volkanik alanlarda yetişir. Tosbağa otundan, bazı ilâç ve kozmetiklere renk vermek ve ayrıca bitkisel boya elde etmekte yararlanılır.</p>
<p>Tosbağa otu, koruma önlemleri gerektiren bir bitkidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gorgoda.com/tosbaga-otu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
